
Canlı izlediğim en iyi 11
Rinat Dasayev
Çocukluğumun anti-kahramanı sanırım Rinat Dasayev. Mahallede “Maradona Maradona” diye etrafı inleterek top sürdüğüm zamanlarda kaleye vurduğum topun karşısında olmasını istemeyeceğim tek adamdı. 1986 ve 1990 Dünya Kupaları bir yana, özellikle 1988 Avrupa Şampiyonası’nda Van Basten’in o fantastik golünden sonraki en etkileyici şey oydu. Ben Dasayev’den sonra bir daha oyuna bu kadar hükmeden bir kaleci daha görmedim.
*******************************
Cafu
Üç Dünya Kupası finali oynamak Pele’ye nasip olmadı. Maradona’ya nasip olmadı. Messi’ye olması da zor görünüyor. Ama ona oldu, üstelik ikisini de kazandı. Benim için en etkileyici performanslarından biri de Almanya 2006’da Brezilya’da işler kötü giderken çıkıp konuşan neredeyse tek adamın o olmasıydı. Benim takımımın kaptanı o. Çünkü kaptanlık, kötü günde sorumluluk alana yakışır.
Ronald Koeman
Benim canlı izlediğim en iyi rüya takımlardan biri, 90’ların başında İspanya futbolunu domine eden Cruyff’un Barcelona’sı idi. O takımın liberosu Koeman’ın oyun görüşünü sonraki 25 yılda başka bir savunmacıda göremedim. Frikiklerini zaten biliyorsunuz, ama Koeman’ın ilgimi çeken bir başka yönü Tenten’e olan benzerliği idi. Lakabı da buydu zaten. Tenten zekasına sahiptir benim gözümde Koeman.
Roberto Carlos
Şu sıralar bütün dünyayı etkisi altına alan bir “David Blaine” rüzgarı var, duymuşsunuzdur. David Blaine suda yürüyor, durduğu yerde havalanıyor, 20 dakika nefessiz, 50 saat susuz duruyor. Ama sanırım David Blaine de, Roberto Carlos’un 1997’de Lyon’da Brezilya’ya attığı o frikik golünü izlese, tövbe eder işi bırakırdı! Bence hâlâ hiç kimse o top Saint Etienne yönüne giderken nasıl birden Paris’e döndü, anlam veremedi.
Belki de sır, inanılmaz sihirbaz David Blaine’le, Roberto Carlos’un 1973 Nisan’ında aynı hafta içinde doğmalarındadır.
***********************
Lionel Messi
Bence yeryüzünün gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu. Dünya Kupası kazansın ya da kazanmasın, bu onun en iyi olduğu gerçeğini değiştirmeyecek. İflah olmaz bir Maradonacı olan beni bile ikna etmesinde sanırım bir özel yeteneğinin çok etkisi var: Top sürerken öyle sık dokunuyor ki, topu öyle kısa aralıklarla dürtüyor ki, onunla meşin yuvarlağın arasına girecek fırsatı bulamıyorsunuz. Bence Maradona’dan, Zidane’dan, Brezilyalı Ronaldo’dan en önemli artısı bu.
Xavi
Belki de beni bu kadar etkiliyor olmasında onu Viyana’da ve Kiev’de iki Avrupa Şampiyonası finalinde canlı izleme şansına erişmiş olmamın etkisi var. Iniesta ile birlikte futbol tarihini değiştirdiler; üst üste 3 büyük turnuva kazanan tek takım oldular. O ve Iniesta olmasaydı o efsanevi İspanya Milli Takımı da olmazdı.
Diego Maradona
Eğer onun Athletic Bilbao’lu Goikoetxea’dan yediği tekmeleri bir yerlerden izlemediyseniz, Messi-Ronaldo dönemiyle onun dönemi arasındaki farkı bilemezsiniz. Onun farkı hem bir Dünya Kupası boyunca 53 cani faule maruz kalıp, hem de kupayı 5 gol 5 asistle şampiyon tamamlayacak kadar güçlü olmasıydı. Hem fiziksel, hem de mental olarak güçlü.
Iniesta
Onlara “Xaviesta” diyorlar. Çünkü o ikiliyi birbirinden ayrı düşünmek zor. İkisi bir arada Barcelona’yla 4 Şampiyonlar Ligi, İspanya ile 3 büyük turnuva kazanıp kimsenin hayal edemeyeceği kadar çok madalya biriktirdiler. Xavi’nin kafayı kaldırdığında Iniesta’yı, Iniesta’nın kafayı kaldırdğında Xavi’yi gördüğü kadar hiç kimse hiç kimseyi görmedi sanırım futbol tarihinde.
Cristiano Ronaldo
Bence Cristiano, bu sporda çalışmanın karşılığı. Emeğin, çok tekrarın, azmin, hırsın, gücün karşılığı. Bence ne Maradona, ne Brezilyalı Ronaldo, ne Van Basten, ne de Messi kadar yetenekli değil. Ama belki hepsinden çok yönlü. Ve bu çok yönlülüğü de büyük ölçüde çalışarak kazandığı için takdirin büyüğünü hak ediyor.
***********
Marco Van Basten
Benim canlı gördüğüm en güzel golün sahibi. 25 Haziran’da Münih Olimpiyat Stadı’nda Euro 88 finalinde Sovyetler Birliği’ne attığı o vole golünde topun kaleye değil, kalenin topa gittiğini düşünüyorum hâlâ ben. Başka bir açıklama bulamıyorum o fantastik gol için.
Uğur Meleke
Bu kadar iyi bir takım, Messi gibi, Maradona gibi, Xaviesta gibi asistanların önüne beni koysan da çok gol atacağızdır diye düşündüm hem… Hem de ben de birçok sonuca ulaşamamış futbolcu adayı gibi, aslında Messi’den yetenekli olduğumu ama şartların imkan vermediğini düşünüyorum zaten. Dalga geçtiğimi düşünüyorsanız, Şükrü Saracoğlu’nda attığım şu golü izleyip bir daha düşünün derim:
https://www.facebook.com/ugurmeleke/videos/vb.252730854759362/105968692841092/?type=2&theater
Facebook
Twitter
Pinterest
Instagram
YouTube
RSS