Aykut Kocaman neden geride duruyor?

“Sıkıntılı bir durum varsa, hata yapanlardan birisi de benim. Bulunduğum konum net tanımlanmış pozisyon olmadığı için (ve teknik adam vasfımdan dolayı), özellikle geride durmaya çalışıyorum. Çalışan insanlar sıkıntı hissetmesin diye arka planda kalmaya gayret ediyorum. Çok fazla açıklama yapmayarak, pozisyonu kavramak, rahatsız edici olmamaktı esas düşüncem”.

Yukarıdaki cümleler, Fenerbahçe Sportif Direktörü Aykut Kocaman’ın basın toplantısından… Son dönemde takımda yaşananlar karşısında sessiz kaldığı yönündeki eleştiriyi cevaplamış Kocaman… Ve bence saatlerce konuşsak eksiksiz ifade edemeyeceğimiz bir durumu, 4 yalın cümleyle harika bir biçimde özetlemiş.

Öncelikle, Aykut Hoca’nın bulunduğu konumun net tanımlanmış bir pozisyon olmadığı, uluslararası bir realitedir. Halen Avrupa’nın birçok dev kulübü, futbol yönetim hiyerarşisinde böyle bir pozisyon bulundurmayı tartışır durumda. Koca Newcastle’da, Kevin Keegan’ın futbol direktörü Dennis Wise’la çalışmak istememesi küme düşmeye uzanan önemli bir köşe taşı olmuştur mesela. Newcastle da ondan sonra futbol direktörlüğüne tövbe etmiştir zaten!

Üstelik de sportif direktör performansını birkaç ayda ölçmek çok anlamlı değildir, çünkü bu pozisyonla ilgili en yaygın ve güzel tanım ihtiyaç duyulan süreyi gayet güzel açıklıyor: “Teknik direktörün bir sonraki rakibi/bir sonraki haftayı, belki maksimum gelecek ayı düşündüğü ortamda, bir sonraki yılın planlamasını yapan adamdır sportif direktör”. İdman organize eden, taktik çalışan, oyuncularıyla bire bir layıkıyla ilgilenen bir teknik adamın, kalan işlere vakit ayırması kolay değildir zaten. Dünyanın diğer bütün futbolcularını takip etmek, sözleşmelerle/bütçeyle ilgilenmek, oyuncu temsilcileriyle görüşmek, alt yapı üst yapı bağlantısını sağlamak genelde sportif direktörün görev tanımı içinde yer alır.

Bu görev tanımı da tabiatıyla Aykut Kocaman’ın geri planda olmasını gerektirir zaten. Üstelik bu naif adam, çalışan insanlar (Daum ve ekibi) sıkıntı hissetmesin diye çok fazla açıklama yapmadığını, pozisyonu kavradığını, rahatsız edici olmak istemediğini de eklemiş sözlerine. Bence özellikle o cümle, Aykut Kocaman’ın yalnızca kulüpteki duruşunu değil, hayata karşı duruşunu da ifade eder nitelikte…
Neden mi? Anlatayım…
* * *
Geçtiğimiz aylarda bir organizasyon vesilesiyle Aykut Kocaman’ı, aralarında eski futbolcular, televizyoncular ve siyasetçilerin olduğu bir halı saha maçında izleme şansı buldum. Türk futbolunun 200 gollü yaşayan efsanesi, aşırtma gollerin, akıl dolu plaselerin ustası o gün hangi pozisyonda oynadı biliyor musunuz?
Savunmanın ortasında…

Geride durdu, rakibin bazı hızlı ataklarında parlak zekâsıyla topu tereyağından kıl çeker gibi kazandı aradan. Fazla oyunda gözükmedi, gol atmadı, asist yapmadı, hatta hemen hemen rakip kaleye hiç gitmedi. Ama takım arkadaşları hücuma çıkarken öyle ara pasları attı ki, aslında bütün gollerin içinde, kıyısında, köşesinde gözükmeden hep o vardı.

Bugün Aykut Hoca’nın Fenerbahçe’deki davranışlarına ve konuşmalarına bakıyorum; o izlediğim halı saha maçının da açtığı ufukla onun, sadece futbola karşı değil, hayata karşı takındığı tavrın da izlerini görüyorum. Geride duruyor, gözlemliyor, kavramaya çalışıyor. Bir ekip olduklarının farkında… Forvette kimlerin olması gerektiğini, golleri asistleri kimin yapması gerektiğini gayet iyi biliyor.

Ve sabırla bekliyor: Hem takım arkadaşlarının kendi görev tanımı içinde kalacağı, kalecinin penaltı atmaya gitmeyeceği günü… Hem de izleyicilerin sahanın bütününü görmeyi başarıp, doğru kritikleri yapmaya başlayacağı günü…

http://www.milliyet.com.tr/Yazar.aspx?aType=YazarDetay&ArticleID=1174864&AuthorID=112&b=Aykut%20Kocaman%20neden%20geride%20duruyor&a=Ugur%20Meleke&ver=40

One thought on “Aykut Kocaman neden geride duruyor?

  1. okocha says
    17 Aralık 2009 at 15:50

    Ben çok üzülüyorum bu duruma,sanki gerçekten böyle bi pozisyon varmış gibi davranılıp Aykut üzerinden yönetim, kendisinin sahip olmadığı güveni yakalamaya çalışılıyo.Hepimiz biliyoruz camiaya daumu kabul ettirebilmek için, bu üç yıllık dönemde fenerbahçede bişeylerin değişeceğine inandırabilmek için, bu yönetimin Aykut Kocamanı bi koz olarak kullanıldığını.Kimsenin sportif olarak bu yönetime güveni yok bu kesin,çok saçma fikirleri olan işadamları takıma 10 yılda kazandırdıkları kadar kaybettirdiler de.Aykutun üzerine sorumluluk yükleyip yetki vermiyosun bu ne yaman çelişki ? Hem Aykut Kocaman artık teknik adamlık yapmayacak mı ?Kimse bu konuda bişey söyleyemiyo. Bıraktı mı bu işi? Oysa taktiksel ve futbol oyununa bakış olarak daumun çok ilerisinde bi teknik adam. Bunu da İstanbulsporda kendisinden kadro olarak çok güçlü takımları (başta fenerbahçeyi) perişan ederek gösterdi. Lütfen Uğur Meleke bişey sormak istiyorum. Bunu hakkaten merak ediyorum ve ben net olarak hatırlamıyorum. Fenerbahçe Daum yönetiminde geçirdiği 3,5 yılda kadro olarak kendisinden daha güçlü sayılabilecek bi takım yenmişmidir. Kendinden kadro olarak daha altta takımlara elbette yenildi ama kadro olarak daha güçlü sayılabilecek bi takımı yenmişmidir yenememişmidir? Bence bi teknik adamın yeteneği bununla ölçülür.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir