Hürriyet

Video hakeme direnmek, 3 puanlı sisteme direnmek gibi!

Video hakeme direnmek, 3 puanlı sisteme direnmek gibi!
Uğur Meleke

Sanayide 3 temel devrim yaşandı bugüne dek. Buhar, elektrik ve elektronik tetikledi üç ayrı devrimi. 4’üncü devriminse “her şeyin interneti” etrafında şekillendiği düşünülüyor. Şoförsüz arabalar, üç boyutlu yazıcılar ve birçok sektörde kullanılan otonom cihazlar… Sırada tüm nesnelerin internette yerini alacağı dönem var: Yataktan kalktığınızda kahve makinenizin otomatik start alacağı; haznesi boşsa, netten size kahve sipariş edeceği… Nesnelerin kendi aralarındaki iletişimiyle oluşan robotik bir hayat aslında bu. Bazı meslekleri derinden etkileyecek, belki yok edecek bir devrim. “Orwell’in 1984’ü bu” dediğinizi duyar gibiyim. Evet, belki de öyle.

4’üncü sanayi devrimi, sporu da derinden etkileyecek kuşkusuz. Sporcuların pabuçlarına yerleştirilmiş ufak birer çiple, son 5 dakika içinde ne kadar sprint attığının-ne kadar durduğunun, rakip bekle mesafesinin ne kadar açılıp-ne kadar kapandığının anlık olarak işlenip; gerekli verinin hocaya fısıldanacağı bir çağ bekliyor bizi. Antrenörlüğü de, hakemliği de temelden etkileyecek; belki de yeni Mourinho’nun Kore’den, yeni Collina’nın Hindistan’dan çıkmasını sağlayacak bir çağ.

Video hakem, bu dönüşümün doğal sonuçlarından biri. Direnmeniz mümkün değil; VAR’ı istememek, 3 puanlı sistemi reddetmek, geri pas kuralına karşı çıkmak gibi! Video hakem futbola bir biçimde girecek, şu anda yapılan testler sadece onun sınırlarını belirleme maksatlı. Ve sınırlar doğru çizilirse, zaten bir sporseverin VAR’a karşı çıkması akıl dışı olacak bence.

Peki sınırlar nasıl olmalı?
1)VAR’da temel amaç şu: Minimum müdahale, maksimum fayda. Hiç kimse VAR’ın oyunun akışkanlığını bozmasını istemiyor. VAR hayatımıza girince, maçlarda sıfır hata olacak beklentisi de yok. Zaten şu anda VAR’ın yalnızca gol, penaltı, kırmızı kart ve kimlik karışımı konularında hakeme yardım etmesi öngörülüyor. İkinci sarı kart, taç, korner gibi alanlarda video hakem müdahalesi söz konusu değil.

2)Hakem her pozisyonda VAR’a danışmak zorunda değil. Futbolcu ya da koçların ona tavsiye vermesi de söz konusu değil. Video hakemi kamuoyunun şöyle algılaması gerek: Halen telsiz hattında 4 hakem var. Artık 6 hakem olacak. Ve ikisinin pozisyonları tekrar izleme gibi bir avantajı söz konusu. Son karar orta hakemin. Tek karar verici hâlâ o.

3)Her yeniliğe direnenlerin şu sıralar moda argümanları şu: Pozisyon geçti, maç başladı. VAR hakemi uyarı yaptı. Sonra ne olacak?
Cevap: Hiçbir şey. Pozisyon geçti, duran oyun tekrar başladıysa geri dönüş yok. Orta hakem gol-penaltı veya kırmızı kart kararından emin değilse, oyunu biraz duraksatır, o kadar. Oyun tekrar başladıysa, pozisyon geçmiştir, iş bitmiştir. Ayrıca kararların müzakeresinde frikik-korner öncesine dönüş yok. Müzakereler, gole yönelik atakla başlar, öncesiyle ilgilenmez. Örneğin, Fenerbahçe-Kayseri maçında Ozan’ın attığı golde Deniz’e faul yapıldıysa müzakere maksimum oraya kadar dönebilir. Hücumun başladığı yere. Ama Deniz’e yapılan faulden sonra bir korner olsa, gol oradan doğsa konu kapanmıştı. VAR, korner öncesine karışmaz.

4)Video hakemin her kırmızı kart pozisyonuna müdahalesi de söz konusu değil: Belhanda’nın aldatma nedenli gördüğü kırmızı, ikinci sarıdan olduğu için VAR kapsamına girmiyor mesela.

5)Penaltı pozisyonlarındaysa siyah-beyaz diye tarif edilebilecek netlikte bir hata yoksa, VAR’ın yardımı söz konusu değil. Örneğin Sivas-Konya maçında Çakır’ın verdiği hatalı kararın, (penaltı vuruşu yapılmadan) VAR tarafından geri alınması tavsiye edilebilir. Ya da G.Saray-F.Bahçe maçının hemen başındaki Janssen-Serdar pozisyonuna hakem penaltı çalsaydı, VAR orada ofsayt olduğunu iletebilirdi yalnızca. Hepsi bu. VAR hakemlerinin yardımı ancak bu kadar berrak pozisyonlarda söz konusu olacak.

6)VAR geldiğinde “oyun daha fazla durur” iddiasında bulunanlara ise gülüyorum sadece. İnanın bana, Türkiye’de futbolcu itirazlarıyla kaybedilen süre, muhtemel video hakem müzakeresi süresinden üç kat daha fazladır!

Amerika’da VAR’ın test edildiği ilk 90 maçta orta hakemler 26 kez video yardımcılara danışmış. Maç başına 0,36 pozisyon ve ortalama 1 dakika 16 saniye duraksama söz konusu. Türkiye’de bu rakamların Amerika’nın 3 katı olacağını varsaysak bile, devasa bir kesinti olacağını sanmıyorum ben. Duraksama yaşanırsa nedeni muhtemelen hakemlere o sırada iştahla itiraz eden sporcular olacaktır. Bu noktada da hakemlerin şunu unutmaması gerek: O sarı kartlar size maç hatırası olarak verilmiyor! İtiraz için yaklaşan ilk 2-3 sporcuya anında, hiç konuşmadan kararlı birer sarı kart gösterirseniz, diğer müdahalelerin önünü kesmiş olursunuz zaten.

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

3 soru 3 cevap, Fenerbahçe-Sivasspor

Uğur Meleke20 Kasım 2017

Forması büyük futbolu küçük takım

Uğur Meleke19 Kasım 2017

Negredo’nun çıkışı büyük hataydı

Uğur Meleke18 Kasım 2017

Lucescu-Okan Buruk modeli denenemez mi?

Uğur Meleke16 Kasım 2017

Bu dramadan sıkıldık

Uğur Meleke10 Kasım 2017

Hürriyet Konsey, 7 Kasım 2017

Uğur Meleke7 Kasım 2017

Tolgay yaşlanmadan A milli yapsak artık!

Uğur Meleke6 Kasım 2017

En yaratıcısı Ozan olan büyük takım(!)

Uğur Meleke5 Kasım 2017

Copyright © 2015 Meleke.com