Hürriyet

Teknik direktörlük ölüyor, futbol da öyle…

Teknik direktörlük ölüyor, futbol da öyle…
Uğur Meleke

Onun her şeyi bir youtube ya da instagram videosu için yaptığını düşünüyorum. Sanki sahada Manchester United için savaşmıyor, parkta arkadaşlarıyla top oynarken kayıt yaptırıyor! Onun için hiçbir şey ciddi değil, sanki bir şakanın içinde yaşıyor”

İngiliz futbol efsanesi Gary Neville’ın, Manchester United’ın Fransız yıldızı Pogba ile ilgili görüşü bu. Gerçekten de Pogba, özellikle Alexis’in kendisinin yaklaşık 2 katı maaşa takıma katılmasıyla birlikte küskün, isteksiz, formsuz. Futbolun büyük emekçilerinden Neville’e göre bunun sebebi, Pogba’nın ciddiyetsizliği.

Mourinho’nun şu sıralar Pogba ile yaşadığı büyük krizi, Conte de birkaç ay önce Hazard ile yaşamıştı. Orada da durum benzer; Conte’nin düşünceleri ile takımın yıldızlarının kafasındakiler uyuşmuyor. Conte, bütün bir ocak ayı boyunca uzun boylu bir santrfor ararken Hazard, hocasını medyanın önünde eleştirdi ve fikirlerinin çağ dışı olduğunu ima etti: “Eğer pas oyunu oynayacaksanız, uzun santrfora ihtiyacınız yok. Eğer topu şişirecekseniz, durum farklı tabii. Manchester City’ye bakın, dünyanın en iyi futbolunu oynuyorlar ve uzun boylu bir santrforları yok”

YENİ DÜNYA DÜZENİ

Conte, şu sıralar Chelsea’de kalabilmek için Eden Hazard ve arkadaşlarını mutlu etmek zorunda. Zira ondan 3 yıl önce Mourinho da aynı adamlarla benzer sorunları yaşamış, Hazard, Fabregas ve arkadaşları, Portekizli koçun ipini çekmişlerdi.

Manchester United’ın bir diğer efsanesi Nemanja Vidic, menajerlerin artık bu durumu kabullenmek zorunda olduğunu söylüyor. Şu sıralar antrenörlük kurslarını tamamlamaya çalışan Vidic’e göre yeni dünya düzeni bu: “Ben futbolcu iken, kendime ait bir gücüm olduğunu düşünmüyordum. Benim için menajer patrondu, CEO’ydu, sahipti. Ama bugünün futbolunda artık menajerler yok, sadece koçlar var. Yeni patron, artık futbolcular”

VURAL’IN İTİRAFI

Elbette bu yeni dünya düzeninden, özellikle deneyimli teknik adamlar rahatsız. Geçtiğimiz günlerde Giresunspor’la yollarını ayıran Yılmaz Vural, bu kararı başkanın ya da kendisinin değil, futbolcuların aldığını itiraf etmişti. Giresunsporlu futbolcular toplantı yapmışlar, en deneyimli iki tanesi, hocayla toplantı yaparak kararlarını iletmişler: “Seni istemiyoruz hoca”

Futbolcular için artık her şey bu kadar kolay gözüküyor. Eğer teknik direktörün yöntemlerinden memnunlarsa, sahada onun için ellerinden geleni yapıyorlar. Ama memnun değillerse, önce peş peşe mağlubiyetler, sonra da lisanslı teknik adama 3 kelimelik tebligat geliyor: “Seni istemiyoruz hoca.”

Z JENERASYONU

Amerikalı tarihçiler Strauss ve Howe’nin yaptığı muazzam bir nesil tarifi var: 1990’lardan sonra doğanlara ‘Z jenerasyonu’ diyorlar. Bir diğer tanımlamayla ‘doğuştan dijital’ onlar. Evet, teknolojinin içine doğdular, bilgisayarlar, akıllı telefonlar, tüm bilgiye arama motorları yoluyla ulaşabilmek ‘Z nesli’ için çok sıradan. Ama bu dijital doğuş, kendinden önceki nesillerde olan karakteristik özellikleri de bazılarında eksik bırakmış: Bir şeye ulaşmak için çabalamak. Sabretmek. Toplum bilincine ya da ekip bilincine sahip olmak. Bireysel faydanın yerine toplumsal faydayı koyabilmek.

Babaları anneleriyle tanışmak için olağanüstü çaba göstermiş, yüzü kızarmış-reddedilmiş olduğundan değer bilirken, onlar için her şey bilmemnebook’tan insan seçmeye indirgenmiş. Mottoları, ‘dünyaya bir kez geliyorsun’a indirgenmiş. Sanki, kendileri dışındaki 7 milyar insan, dünyaya bir kez gelmiyormuş gibi!

EKİP BİLİNCİ NEREDE?

Pogba, dünyaya bir kez geliyor. Alexis, dünyaya bir kez geliyor. Hazard, Fabregas ya da Giresunsporlu Çağlar’la Caner de öyle… Peki öyleyse 21’inci yüzyıl futbolunda ‘ekip bilinci’, ‘takım ruhu’, ‘sahaya terinin son damlasına kadar bırakma’ gibi duygular olmayacak mı?

Bilmiyorum… Bu yıllarda, yani dijital geçiş sürecinde de bu sorunun yanıtını tam olarak bilmek güç. Ancak şunu kestirmek de zor değil: Bu sporun, futbolcularına sahip çıktığı kadar, teknik adamlarına da sahip çıkması gerekiyor. FIFA’nın, UEFA’nın el ele vererek antrenör kontratlarını güçlendirme, teknik direktörlerin kovulmasını zorlaştırma adına adımlar atması lazım. Eğer bu adım atılmazsa, korkarım ki 10 yıl sonra futbol, ultra zengin bir grup genç çocuğun elinde oyuncağa dönmüş, sevgi ve saygıdan yoksun duygusuz bir spora dönüşecek.

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

Oğuzhan’la başlamak hatalıydı

Uğur Meleke23 Nisan 2018

Kupa çok etkiledi

Uğur Meleke22 Nisan 2018

Bunun adı terör!

Uğur Meleke20 Nisan 2018

Türk futbolunun kritik yılı: 2019

Uğur Meleke19 Nisan 2018

Hürriyet Konsey, 17 Nisan 2018

Uğur Meleke17 Nisan 2018

Bozan kaybetti, yapan kazandı

Uğur Meleke16 Nisan 2018

İhtiyaç ligi

Uğur Meleke15 Nisan 2018

Futbol, hafta içinde kurgulanan, hafta sonunda sergilenen bir oyundur

Uğur Meleke14 Nisan 2018

Copyright © 2015 Meleke.com