Hürriyet

Hürriyet Konsey, 5 Nisan 2017

Hürriyet Konsey, 5 Nisan 2017
Uğur Meleke

1- Trabzon-Beşiktaş ve Başakşehir-G.Saray maçları yarışı bitirir mi, yoksa ligi yeniden mi başlatır?
2- Güneş ile Özat’ın ‘fizik’ ve ’80 yaş’ tartışmasını nasıl değerlendiriyorsunuz?
3- Beşiktaş, sizce çok başarılı olan Şenol Güneş ile olan mukaveleyi neden uzatmıyor?
4- Karabük’teki ‘oyundan alma’ krizinde Volkan Şen mi, Advocaat mı haklı?
5- Adı F.Bahçe ile anılan Emre Mor’un bu aşamada Türkiye’ye gelmesi doğru olur mu?
6- Yabancı tartışmasında her kafadan bir ses çıkıyor. Öncelik milli takım mı kulüpler mi?
7- Rize Başkanı “Düşeriz kalkarız, ama hocayı değiştirmeyiz” dedi. Bu tavır doğru mu?

UĞUR MELEKE
1- YARIŞIN RENGİ ÇOK DEĞİŞMEZ
G.SARAY’la F.Bahçe bu kadar berbat olmasa Başakşehir’in yeri yine alışılmış 4.’lük olurdu. Önümüzdeki hafta sonuçlar ne olursa olsun şampiyonluk yarışının rengi çok değişmez, olsa olsa Devler Ligi yarışı renklenebilir. G.Saray’la F.Bahçe devrede. Haftaya Trabzon bile Devler Ligi için umutlanabilir.
2- YERLERİNE BEN UTANDIM
Çok üzücü ve çok çirkin. İkisinin yerine ben utandım. Güneş’in sorulan her suale yanıt verme hastalığı sürüyor, oysa daha az konuşsa daha az hata yapacak. Özat da büyük takım çalıştırır ve her hafta böyle belden aşağı kritiklerle karşılaşırsa nasıl davranacağının ipucunu verdi; “Neden benden büyük takım hocası olmaz”ın yanıtını sundu.
3- OLAĞANÜSTÜ HATA OLUR
Beşiktaş’la Güneş’in bu serüveni,  olağanüstü bir hata yapılmazsa Terim’le G.Saray’ın 96-2000 arası yaşadıklarını yakalayabilir; hatta Avrupa kupası bile getirebilir. Tablo böyleyken Beşiktaş-Güneş arasında bir kontrat krizi yaşanacağını sanmıyorum, delilik olur bu.
4- ADVOCAAT, İYİ BİR DERS VERDİ
yüzde 99,9 değil, yüzde yüz Advocaat haklı. Volkan’ın sürekli kendini yere bırakması, her faulde rakiple hesap görmeye kalkması, mutsuz yüz ifadesi bence tüm sporseverleri de Advocaat’ı da bıktırmış durumda. Onun oyuna girmesini tartışsak, daha makul. Advocaat giderayak genç bir adama hayat dersi veriyor; Volkan bundan rencide olacağına, teşekkür etmeli bilge hocasına.
5- YA ALMANYA YA HOLLANDA
Emre Mor, çok yetenekli ama kollektif oyunla ilgili sıkıntıları var, mental olarak gelişmeli. Tuchel’in tercihini Emre’yi değil, Dembele’yi-Pulisic’i geliştirmekten yana kullandı. Emre’nin kariyerine Almanya ya da Hollanda’da devam etmeli.
6- DEMİRÖREN, KEŞKE SORSAYDI
Mevcut yöntem Emre’yi Deportivo’ya, Enes’i Twente’ye yönlendirdiyse bence iyi yoldayız. Sporun Kuzey Kore’si olmanın alemi yok, serbest rekabet ortamında yarışmak zorundayız. Demirören’in kulüplerden görüş almadan röportaj vermesini de anlayamadım.
7- KAMERALARA OYNAMIYOR
Hakkını az teslim ettiğimiz bir onurlu adam. Haftalardır burada olmayı hak ediyordu. Lüzumsuz konuşmayan, ortalığı manasız vermeyen, kameralara oynamayan, sadece işine konsantre olmuş model bir başkan Kalkavan. Bir gün kulüplerin hesapları şeffaf biçimde incelendiğinde birçok kulüp başkanı yargılanacak, Kalkavan gibilerse şerefleriyle devam edecek.
Haftanın Olayı: Rize’deki gole sebep olan kaleciye pası, yardımcı Esat Sancaktar’ın başarıyla yakalaması.
Haftanın Takımı: Akhisar Belediyespor
Haftanın Hocası: Safet Susiç
Haftanın Futbolcusu: Nabil Ghilas
Haftanın Hakemi: Yaşar Kemal Uğurlu
MEHMET Y. YILMAZ
1- ZİRVE DEĞİŞMEZ, AMA G.SARAY LİDERE BİR ADIM YAKLAŞABİLİR
– Trabzon’un, Beşiktaş’ı yenebileceğini düşünüyorum, Başakşehir de Galatasaray’ı yenemez. Yani bugünkü puan tablosunda sıralama değişmez ama Galatasaray, lidere bir adım daha yaklaşabilir. Ancak Beşiktaş, Trabzonspor’u yenmeyi başarırsa, artık yolun yarısından çoğunu geçmiş olur. Fakat bunun Trabzon’da zor olacağını düşünüyorum.
2- ÜLKENİN GENELİNE HÂKİM OLAN LÜMPEN BİR TAVIR VAR
– Tartışmayı Şenol Güneş başlattı, neden böyle abuk sözler söyledi, bilemiyorum. Yakıştıramıyorum. Ülkenin geneline hâkim olan bir lumpen tavır, futbolda da hâkim. Güneş’in kendisini bundan kurtarabilmiş olmasını dilerdim.
3- BİZİM FUTBOL YÖNETİCİLERİ HER ŞEYİN EN İYİSİNİ BİLİR!

– Bizim futbol yöneticilerinin hikmetinden sual olunmaz! Her şeyi en iyi onlar bilir! Güneş ile uzatmıyorlar ki olası bir şampiyonluk kaybında suçlayıp, kapının önüne koyabilecekleri birisi olsun ellerinde. Onun için de başarılar bu ülkede hiç bir zaman kalıcı sonuçlar yaratmıyor, bir Porto hikayesi yazılamıyor.
4- DERDİN VARSA GİT SOYUNMA ODASINDA YÜZÜNE SÖYLE
– Advocaat haklı. Kimin girip, kimin çıkacağına teknik direktör karar verir. Oyuncuların işi seyircilerin önünde el kolla protesto etmek değildir. Bu değişiklikle ilgili derdin varsa, soyunma odasında gider adamın yüzüne söylersin.
5- GELİRSE HER ŞEYE İTİRAZ EDER VE HAFİFTEN DE KİLO ALIR
– Dilerim ki Türkiye’ye gelmesin. Türkiye’ye gelirse nasıl gelişeceği belli: Her pozisyonda itiraz etmeyi öğrenecek, hafiften kilo alacak, gece aleminde kendini kaybetme olasılığı da var. Türkiye’ye gelmez, Dortmund’ta kalırsa futbolunu da geliştirir, karakterini de geliştirir.
6- MALİ ÇÖKÜŞÜN BİR NEDENİ DE YABANCIYA KONULAN YASAK
– Türkiye gibi bir fanatizm ülkesinde öncelik kulüp takımlarındadır demek zor belki ama benim için öncelik kulüpler olmalıdır. Türkiye’de kulüplerin mali iflas noktasında olmasının bir sorumulusu beceriksiz yöneticiler ise ikinci sorumlusu da yabancı yasağının arkasına saklanan yeteneksiz futbolcuların astronomik paralar talep etme hakkını kendilerinde bulmalarıdır.
7- İKİSİNİ BİRDEN YAPMAK MÜMKÜN DEĞİL Mİ?
İkisini birden yapabilmek mümkün değil mi? Hem ligde kalacak çapta transfer yapabilmek hem de kulübü aşırı borca sokmamak mümkün. Yöneticiler bu işi bilmezlerse böyle bir açmaz içine giriyor. Ama belli ki Kalkavan doğru yolda. Daha iyi oyuncu seçimi yapabilecek bir de ekip kurmalı ve onlara güvenmeli. İş parada bitmiyor çünkü.
Haftanın Olayı: Metin Kalkavan’ın popülizme yenik düşmeyeceğini gösteren açıklamaları.
Haftanın Takımı: Akhisar Bld
Haftanın Hocası: Okan Buruk
Haftanın Futbolcusu: Vagner Love
Haftanın Hakemi: Halil Umut Meler
UĞUR VARDAN
1- İKİ MAÇIN DA BERABERE BİTMESİ YÜKSEK İHTİMALLİ
ARTIK kalan her maç da hedefi olan takımlar için tünelin ucundaki ışığın daha net görülmesine yönelik hamle konumunda. Trabzon-Beşiktaş maçı tarihe not düşülecek bir randevu çünkü Şenol Güneş ismini taşıyan bir statta eski camiasına karşı mücadele edecek. Öte yandan bana sanki iki maç da berabere biter ve beş puanlık fark korunur gibi geliyor.
2- DAHA ZARİF VE HINZIRCA GÖNDERMELERE İHTİYAÇ VAR
Futbolumuzun daha zarif ve hınzırca göndermelere ihtiyacı var. Fizik, dış görünüş vs. gibi benzetmeler üzerinden yapılan tartışmalar belli yaş ve birikimdeki yol göstericilere yakışmıyor diye düşünüyorum. Üstelik bu tür çıkışlar, kavga ve kaos üzerinden kendisini tanımlayan yazı çizi, TV programı türü odakların da aradıkları ‘gereksiz’ malzemeyi üretmekten başka bir işe yaramıyor.
3- MİLLİ TAKIM HAKKI SAKLI KALARAK, İMZALAR ATILMALI
Dün Fikret Orman, NTVSpor’da bu soruya muhatap oldu ve yine doyurucu bir yanıt vermedi. Futbol tabiriyle yine top çevirdi. Sanıyorum iki taraf da önünü göremiyor. Zira yaz ayları Milli Takım koltuğu için de sıcak geçebilir. Güneş’in adının Milli Takım ile anılıyor olması imzaları geciktiriyor. Ben olsam sözleşmeyi, Milli Takım hakkını saklı tutarak hemen uzatırdım.
4- PATRON DA HESAP VEREN DE TEKNİK DİREKTÖRDÜR
Advocaat galiba “Umurunda değil”den ziyade, “Maçın kazanılması önemli, bu tür şeyler maçtan sonra unutulur” dedi. Volkan Şen tabii ki yaşananlara üzülmüş olabilir ama bence takımın patronu ve hesap vermesi gereken öncelikli kişisi teknik direktörüdür ve istediği hamleyi yapmak hakkıdır. Volkan Şen’in yaşadığı durumu da “Bunlar futbolun içinde olan şeyler” klişesiyle açıklamak mümkündür.
5- EMRE MOR EĞER TÜRKİYE’YE GELİRSE, KAYBOLUR GİDER
Emre Mor halihazırda yeteneğini takım oyunu yönünde kullanmaktan uzak bir değer. Alman futbol iklimi, onun eksiklerinin tamamlanması ve futbolun doğrularıyla bir an önce buluşması yönündeki en önemli eğitim alanıydı. Türkiye’ye gelmesi demek yeteneğinin gereksiz yerde kullanılması, işlevi olmayan çalımlar ve genel tartışmalar içinde kaybolması demek olacaktır diye düşünüyorum.
6- YABANCI SAYISI AZKEN MİLLİLER DESTAN MI YAZDI?
Doğru yanlış, atılan bir adım ve bu adıma yönelik planlar yapan takımlar var. ‘Yabancı tartışması’ durduk yere sorunun adresini yanlış yerde aramaktan başka bir şey değil. Sanki yabancı sayısı azken Milli Takım destan yazıyordu da biz göremiyorduk. Daha önce de ifade etmiştim, bu aynı zamanda kültürel bir alışveriş. Ekolünüzden daha fazla oyuncuyu dışarıya ithal etmeli, Arda’ların, Enes’lerin sayısını artırmalı, dengeyi sağlamalı ve uluslararası futbol trafiğindeki yerinizi böyle almalısınız.
7- BEN VEFALI OLAN HER HAMLEYE VARIM
Naçizane benim için futbol, tüm endüstriyel görüntüsüne rağmen aynı zamanda romantizm de dolu bir alan. Bu mantığın uzantısı itibariyle Kalkavan’ın yaklaşımı farklı ve kayda değer bir çabanın ifadesi. Vefayı sadece bir semt ismi olmaktan çıkaran her hamleye varım.
Haftanın Olayı: Moldova karşısında gençlerle sahaya çıkan Milli Takım
Haftanın Takımı: Akhisar Bld
Haftanın Hocası: Okan Buruk
Haftanın Futbolcusu: Ryan Babel
Haftanın Hakemi: Y.Kemal Uğurlu
MEHMET ARSLAN
1- BEŞİKTAŞ BERABERE KALIR
BEŞİKTAŞ Trabzon’u, G.Saray da Başakşehir’i yenerse lig biter. Yeniden başlama ihtimali de hiç de az değil. Trabzon, Beşiktaş’ı da yenebilir, Başakşehir de G.Saray’ı… Ağırlıklı ihtimalse Beşiktaş’ın berabere kalması, Başakşehir’in yenmesidir.
2- İKİ DAVRANIŞ DA ABSÜRT
BİR hoca, milyonların önünde başka bir hocanın elini neden öper? Bir hoca da Türkiye’nin izlediği basın toplantısında diğer hocanın cüssesine niye takılır? Bunun yanıtını verdiğimizde bu tartışmanın kodlarını çözeriz. Ama neresinden bakarsanız bakın tek kelimeyle iki davranış da absürt.
3- GÜNEŞ’İN AKLI KARIŞTI
GÜNEŞ’in aklı karışık. “Milli Takım’a gidecek” söylentileri, hocanın kimyasını bir parça bozdu. Sözleşmenin uzatılmamasının temel nedeni bu. Takım şampiyon, hoca memnun, yönetim memnun, taraftar memnun. Neden uzatılmasın ki? Geriye bir tek bu seçenek kalıyor.
4- HAKLI OLAN ADVOCAAT’TIR
SONUNA kadar Volkan’ı anlıyabiliyorum. Ama bu ona hak verdiğim anlamına gelmez. Hangi oyuncu aynı tepkiyi vermez ki. Volkan’a taraftar, yönetim ve hoca anlayışla yaklaşmalı. Advocaat’a gelince… O, işine duygularını karıştırmıyor. Türkiye gibi bir coğrafyada bunun anlayışla karşılanması pek mümkün değil. Doğru yapsa bile. Çünkü biz bırakın duyguları, her hücremizle bu oyunun içindeyiz. Advocaat’ın Türkiye’ye uyum sağlayamamasının en büyük nedenlerinden biri de bu.
5- EMRE MOR BURAYA GELMEZ
EMRE Mor’da bir disiplin problemi  hissediyorum. Sahada davranışlarına da yansıyor. Henüz eğitimini tamamladı. Eğitimi tamamlanmış her oyuncu için de Türkiye büyük tuzak. Emre’nin Almanya ve Hollanda gibi liglere ihtiyacı var. Türkiye’de bir takıma transfer olacağına ihtimal vermiyorum.
6- ÖNCELİKLE SÜPER LİG
1-SÜPER Lig, Milli Takım’a oyuncu yetiştirme yeri değil. 2-Süper Lig’in asıl işlevi heyecan yaratmak, eğlendirmek, La Liga ve Premier Lig’le mücadele etmektir. 3-Elma ile armudu karıştırıp Süper Lig’i, milli oyuncu yetiştirme yeri yaparsanız kaliteli lig yapamazsınız. 4-Evet, yabancı kuralı değişmeli. Sınırsız olmalı! 5-Milli oyuncu yetiştirme konusu mu? Onu da TFF ve Futbol Direktörü çözmeli.
7- ÇOK DOĞRU BULUYORUM
YÜZDE yüz doğru. 7-8 yıl önce adı İBB iken, başkanı Göksel Gümüşdağ da hüşme hattındaki futbolcularına “Bu takım düşse de seneye hocanız Avcı’dır” demiş ve yükselişini başlatmıştır. Kalkavan’ı alkışlıyorum.
Haftanın Olayı: Rizespor Başkanı Metin Kalkavan’ın futbol ezberimizi bozan açıklamaları.
Haftanın Takımı: Beşiktaş
Haftanın Hocası: Okan Buruk
Haftanın Futbolcusu: Oğuzhan
Haftanın Hakemi:  Halil Umut Meler

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

İntikam faulünün sonu

Uğur Meleke27 Nisan 2017

Hürriyet Konsey, 26 Nisan 2017

Uğur Meleke26 Nisan 2017

8 sene önce 8 sene sonra

Uğur Meleke24 Nisan 2017

İkinciliğe layık eser bulunamadı

Uğur Meleke23 Nisan 2017

21 takımlı lig, futbolun ölümü olur

Uğur Meleke20 Nisan 2017

Hürriyet Konsey, 19 Nisan 2017

Uğur Meleke19 Nisan 2017

8 milyonun altında 8 yıldız

Uğur Meleke13 Nisan 2017

Hürriyet Konsey, 12 Nisan 2017

Uğur Meleke12 Nisan 2017

Copyright © 2015 Meleke.com