Hürriyet

Hürriyet Konsey, 19 Nisan 2017

Hürriyet Konsey, 19 Nisan 2017
Uğur Meleke

1- Lyon-Beşiktaş maçına giden gurbetçilerin hırçınlıklarının futbolla bir ilgisi var mı?
2- Maçın oynatılması ve Lyon Başkanı’nın Beşiktaş’ı suçlaması doğru mu?
3- Lyon’daki yenilginin faturası Fabri’ye mi, seçim ve hamleleriyle Güneş’e mi çıkarılmalı?
4- Yarın turu kim atlar? Beşiktaş için turun şifresi nedir? Nasıl oynarsa turlar?
5- Galatasaray-Fenerbahçe derbisi hangi takım için ve neden daha önemli?
6- Derbide favoriniz kim? Maçın kaderini kim belirler? Maçı hangi hakem yönetmeli?
7- “Maradona mı Messi mi” derken, şimdi de “Messi mi Dybala mı” tartışması… Sizce?

UĞUR MELEKE
1- MEŞALE YAKAN TERÖRİSTTİR
Sporseverle şiddetseveri ayırmak gerek. İster Türkiye’de yaşasın, ister Almanya’da ya da Fransa’da, meşale yakan-atan futbolsever değildir, teröristtir. Onun vereceği desteğe Beşiktaş’ın ihtiyacı yok, onun yeri stadyum değil, hapishane. Kulüplerimiz ve milli takımımız bu konuda net tavır ortaya koymalı. Fikret Orman açıkça, “Ben meşale yakanı istemiyorum, sevmiyorum, görüntülerden tespit edebilirsem bizzat ben Fransız emniyetine şikayet edeceğim” diyebilmeli.
2- STAT BOŞALTILMALIYDI
Lyon Stadı’nın ve Fransız polisinin güvenlik zafiyeti ortada. Birinci soru, “Bunca meşaleli-sopalı adamı stada nasıl soktun?” İkinci soru, “Kırmızı alarmlı bir maçta neden bu kadar az polisin var?” Üçüncü soru, “Meşale yakanı-atanı nasıl oradan ayırt edip tutuklayamıyorsun?”. Maçın seyircili oynatılması yanlış karar, stat boşaltılıp maç sonra başlatılmalıydı. Ne Beşiktaş Kulübü suçlu, ne Lyon. Ne Türkler suçlu, ne de Fransızlar. Meşaleli-sopalı teröristler suçlu. Milliyetleri her ne olursa olsun, terörist teröristtir.
3- ESAS KABAHAT GÜNEŞ’TEDİR
40 dakika mahkûm oynadık. Gol öyle veya böyle gelecekti, ben faturayı asla Fabri’ye kesmem. Pozisyon üstüne pozisyon yediler, mental yıpranma ve konsantrasyon kaybı doğal. Esas kabahat, tek kaleye dönmüş oyunu kenardan 40 dakika boyunca seyreden, 50-60 arası Tolgay’la Gökhan’ı sokup top yapmayı düşünmeyen Güneş’tir.
4- KİM TOPA SAHİP OLURSA
İki çok benzer takım. Hücumda yaratıcı, savunmada savruklar. 10 maç oynasalar toplam 50-60 gol olur. Kim topa sahip olursa gol bulur, turun şifresi kesinlikle oyuna hükmetmek. Ne Lyon, ne de Beşiktaş aralarındaki bir maçı kapanarak kazanamaz. Beşiktaş, Quaresma takviyeli ideal 11’iyle sahaya çıkıp, 90 dakika hücum düşünmeli. Gol de yiyebiliriz, ama 2-3 fazlasını atabilecek kalitemiz var.
5- KAYBEDERSE G.SARAY YIPRANIR
F.bahçe’nin Avrupa için Türkiye Kupası rotası alternatifi de olduğuna göre, kaybederse daha fazla yıpranacak taraf elbette G.Saray. Üstelik Başakşehir maçı gösterdi ki G.Saray’da bir ihanet şebekesi var, mücadele etmeyerek-çaba göstermeyerek hoca yemeye alışmışlar, bir kez daha sahneliyorlar aynı filmi. Fenerbahçe’yse daha sakin, daha stabil, daha futbola odaklı muhtemelen.
6- DERBİYİ AYDINUS YÖNETİR
Sarı-kırmızı ihanet şebekesi, Tudor’un biletini kesmeye odaklandıysa onlar için maçlar da teferruat olabilir. Başakşehir maçında olduğu gibi sahada yürürlerse 4. Lig takımını bile yenemezler. Tutkuyla oynarlarsa, Sneijder’ın Selçuk’un büyük maç kazandırma alışkanlıkları var. F.Bahçe’deyse anahtar hep Lens’te. Gününde olup etki edemeyeceği maç yok gibi. Derbi hakemi Fırat Aydınus olur gibi.
7- DYBALA BU TURUN ADAMI
Barcelona, Juventus maçında sadece 99 Km koşmuş; bu seviyede fiziksel eksiklikleri artık çok daha belirginleşiyor. Messi 30 oldu, Dybala ondan 6 yaş küçük. Dünyanın gelmiş geçmiş en iyi futbolcusu Messi, ama bu turun adamı Dybala. Dybala’nın ismini en büyüklerin yanına yazabilecek potansiyeli var, ama önce 5-6 yıl daha bu seviyede oynamalı, farklı kupalar kazanmalı.

MEHMET Y. YILMAZ
1- UĞRADIKLARI IRKÇILIĞA KARŞI GURBETÇİNİN BİR İSYANIYDI
Bunun futbol ile bir ilgisi yok. Bir tür isyan gibi. Uğradıkları ayrımcı muameleye, ırkçılığa karşı bir isyan. Ama zararı da takımlarımıza dokunuyor tabii.
2- TARAFTARA RAĞMEN MAÇIN OYNANMASI DOĞRU KARARDI
Lyon Başkanı suçlu, buna kuşku yok. Zaten maç öncesinde kameralar ona her döndüğünde bu yüzündeki ifadeden de anlaşılıyordu. Beşiktaş’a bu nedenle ceza verilemez, verilmemesi gerekir. Maçın oynanması da doğru. Nitekim maç sorunsuz oynanabildi.
3- LYON’DAKİ MAÇI 74 SANİYEDE DEĞİL, 1 SAATTE KAYBETTİ
Beşiktaş büyük avantajı 74 saniyede değil, attığı golden sonra geçen yaklaşık bir saatte kaybetti. Gereksiz bir telaş, topu ileride tutamamak, ileriye vurulan her topun duvara çarpar gibi yeniden Beşiktaş kalesinde akına dönüşmesi. İki de direkten dönen top var, bunu unutmayalım. Talisca’nın savrukluğunu daha önce fark edebilirdi Güneş. Oğuzhan’ın gölge markajlarını da. O değişiklikler birinci devrenin sonunda yapılsaydı, sonuç farklı olabilirdi. Ama unutmayalım ki Güneş’in elindeki kadro da bu kadar.
4- BEŞİKTAŞ İLK MAÇTAKİ GİBİ KAPANMASIN, HÜCUM ETSİN
Beşiktaş, oyununu oynarsa turu atlar. İlk maçtaki gibi kapanırsa, turu kaybeder. Çünkü esasen Beşiktaş defans yapmayı bilmeyen bir ekip. Üstünlüğü hücum gücünde ve onu kullanmak zorunda.
5- KAZANMAK ZORUNDALAR BERABERLİK ÇIKMAZ
İki taraf için de aynı önemde. Şampiyonlar Ligi şansı için ikisi de kazanmak zorunda. Avrupa Ligi’ni garantilemek için de ikisi de kazanmak zorunda. Beraberlik maçı olmaz diye düşünüyorum.
6- FAVORİ G.SARAY TUDOR’UN NEFES ALMASI GEREKİYOR
FAVORİ G.Saray. Başakşehir hezimetinden sonra kazanmak isteyecektir. Yönetimin ve Tudor’un biraz nefes alması için bu gerekiyor ve oyuncular da kendi taraftarlarının önünde F.Bahçe’ye yenilip, yuhalanmayı istemezler sanırım. F.Bahçe bu maçları iyi oynuyor, ama son haftalara bakarsanız gol atması da tesadüflere bağlı.
7- MESSİ KADAR OYNASIN SONRA BAKARIZ
Dybala, önce bir Lionel Messi kadar oynayıp, aynı başarıyı göstersin, bunu o zaman tartışabiliriz.
Asıl tartışmamız gereken şey, bizde de zaman zaman filizlenen bu tip yeteneklere sahip olan oyuncuların neden kaybolup gittiği olmalıdır.

UĞUR VARDAN
1- HOLİGAN, FANATİK… BUNLARA NE DERSENİZ DEYİN ARTIK
Bu tür olayları çıkaran taraftarların kökenleri, milliyetleri, bağlı bulundukları kültürler ne olursa olsun, ne futbolla ne insanlıkla ilgileri var. Bazıları için futbol, hayattaki eksiklerin, gediklerin içlerindeki bastırılmış duygularla birleşerek dışa vurmaları için önemli bir vesiledir. Böylesi modellere oyunun tarihi boyunca defalarca rastlamışızdır; holigan, fanatik, azılı taraftar; ne derseniz deyin, aynı ruhun farklı vücutlardaki tezahüründen öte bir şeyi ifade etmezler.
2- DORTMUND’U BİLE ERTESİ GÜN SAHAYA ÇIKARDILAR
UEFA için takvimin uygulanması önemlidir; bir gün önce Dortmund’ta başlarına son derece yıpratıcı bir olay gelen ve bir oyuncuları fiziken zarar görmüş bir takımı ertesi gün sahaya çıkardılar. Dolayısıyla Lyon-Beşiktaş mücadelesinin yaşananlara rağmen oynatılması da bu ‘endüstriyel futbol’un bu histerisi içinde normalmiş konumunda gösterilebilir. Lyon Başkanı’nın davranışı ise durumdan yararlanmaktan başka bir şey değil. Bu arada ilginçtir Lyon’un başı beladan kurtulmuyor. Ligue 1’de pazar günü oynadıkları Bastia maçı da saha dışı olaylar yüzünden yarıda kaldı.
3- LYON’DA SORUN KADRO SEÇİMİNDEN KAYNAKLANMADI
Valla maçın hakkı bence oyun üstünlüğü ve pozisyonlar itibariyle zaten Lyon’undu, ama yine de oradan 1-1’lik sonuçla dönmek mümkündü. Ben sorunun kadro seçiminde olduğu kanaatinde değilim; Atiba’nın kendisinin de itiraf ettiği gibi, yavaş geri pası, Fabri’nin yine gereksiz çalım sevdasıyla birleşince bu sonuç ortaya çıktı.
4- ÖNCE BİR GOL BULMALI SONRA SAĞLAM SAVUNMA
Beşiktaş’a 1-0 bile yetiyor. Oyunun başlarında bulunacak bir gol ve sağlam defansif önlemler, sonrasında Lyon beraberlik için açıldığında bulunacak ikinci gol en azından uzatmayı garantiler. Tabii bunları şimdi kâğıt üzerinde söylemek, yazmak kolay, iş Güneş ve teknik ekibinin yanı sıra oyuncuların azminde, maharetinde bitiyor. Ama onlarda da bunu başaracak güç, yetenek ve birikim var diye düşünüyorum.
5- BU DERBİ ÖNCELİKLE IGOR TUDOR İÇİN ÖNEMLİDİR
Tabii ki öncelikle Tudor için önemli. Beşiktaş, Trabzonspor ve Başakşehir gibi ligin zirve ortağı ya da takipçisi ekiplere karşı bırakın galibiyeti, bir gol bile atamamış
bir takımın teknik direktörü için bu maç son şanstır. Yine yıldız düşmanı tavırları ve kompleksi içinde bir ‘İlk 11’ sahaya sürerse, ‘Yönetim istifa’ tezahüratına kendi isminin de eklendiği bir maça şahit olur.
6- BERABERE BİTER,  HAKEMSE CÜNEYT ÇAKIR OLABİLİR
Bence beraberlik olacak. Kaderi ise belirlerse, Galatasaray son derece formsuz ve deorganize defansı belirler. Hakem de Cüneyt Çakır olabilir…
7- DYBALA’YA GELENE KADAR KİMLER VAR
2 golle bir kıyasa girmek haksızlık. Dybala’nın önünde, bence Messi’ye gelene kadar Aguero, Higuain hatta De Maria gibi geçmesi gereken vatandaşları var. Rövanşta Barça’nın işi zor ama diyelim ki turu atladılar, Dybala’yı önümüzdeki sezona kadar kim hatırlayacak? İyi bir oyuncu, orası ayrı tabii.

MEHMET ARSLAN
1- PARK YERİ İHLALİ YAPMAZLAR
“Aman ceza alırım” diyerek, arabasını 2 dakika bile park alanı olmayan bir yere çekemeyen gurbetçiler, ne yazık ki söz konusu futbol ve Türk takımlarının maçları olunca, başka bir kimliğe bürünüyor. Kendilerini Türkiye’de hissediyorlar galiba. Ama her seferinde de duvara çarpıyorlar. Almanya ve Avusturya hazırlık maçlarımızı bile yasakladı. Bu gidişle resmi maçlarda bile taraftar almaya zorlanacağız.
2- LYON UEFA’YA OYNUYOR
1- Beşiktaş’ın bu olayda kusuru yok.
2- Sorumlu tamamen Lyon Kulubü.
3- Maçın oynatılması kararı doğru.
4- Lyon başkanı tribünlere ve UEFA’ya oynuyor.
5- Şimdi asıl sınav başlamalı. Takım coşkuyla. ama olaysız nasıl  desteklenir, Beşiktaş, Lyon’a göstermeli.
3- FABRİ DEĞİL, FİZİĞİMİZ YETMEDİ
Arda Turan’ın bir sözü geliyor aklıma. 90 dakika boyunca bırakın dakikayı, saniyede bile değişiyor oyun. Hal böyleyken bir kişiyi tamamen suçlu ya da masum görmek mümkün mü? “Bunu en iyi ben bilirim” demek mümkün mü? Kimse kendini kusursuz görmemeli. Elbette Fabri hata yaptı. Mutlaka Şenol Güneş de hata yapmıştır. Ama sonuç bir kişinin suçu olarak okunmamalı. Beşiktaş takım olarak ikinci yarı oyundan düştü. Bunun farkına varalım. Fizik gücümüz, kondisyonumuz yetmedi Lyon’a.
4- KONDİSYON VE MENTAL GÜÇ
1- Fizik açısından rakiple kora kor savaşacaksınız.
2- Kondisyonunuz ikinci yarıda teklemeyecek.
Beşiktaş’ın Fransa’da kaybetmesinin iki nedeni bunlardı. Bırakın Fabri’nin hatasını. Her kaleci hata yapar. Olaya sadece Fabri’nin hatası diye bakarsasanız, İstanbul’da da hayal kırıklığı yaşarsanız. Yukarıdaki iki maddeye üçüncü bir madde daha ekleyelim.
3- Mental açıdan da Lyon’dan daha güçlü olacaksınız. Turun anahtarı bunlar.
5- ÇELİK ÇOMAK OYNASA ÖNEMLİ
İki takım çelik çomak oynasa ikisi için de o oyun önemli olur. Bu karşılaşma ise kazananın hiç olmazsa “Oh be” diyeceği bir maç. Üzerlerindeki taraftar baskısını bir parça yumuşatacaklar, ikincilik için umutlanacaklar. En çok da eleştirilere muhatap olan yönetici ve başkanlar sevinecek sonuca. Hepsi bu.
6- YOLLAR FENER’E ÇIKIYOR
Favorim F.Bahçe. Neden? Çünkü G.Saray kadar dağınık oynamıyor. Sorumluluk takım içinde daha fazla  paylaşılıyor ve G.Saray kadar bölünmüşlük yaşamıyor. Bütün bu etkenler Fenerbahçe’yi öne çıkarıyor.  G.Saray’da ise birbirleriyle konuşmayan oyuncular, sorumluluğu sadece Podolski, Sneijder ve Muslera gibi isimlere bırakan bir yapı var. Maçın kaderini G.Saray savunması ile F.Bahçe forveti belirler. Maçı kimin yönetmesi gerektiği sadece Türkiye’de sorulur. Kim yönetirse yönetsin, oyuncular iyi niyetli olursa hakem de iyi niyetli olur.
7- 40 FIRIN EKMEK YEMESİ LAZIM
Bir maç 2 gol ve Messi ile Dybala karşılaştırması öyle mi? Messi’nin bunca yıllık performansını çöpe mi atacağız? Bu karşılaştırma için Dybala’nın daha 40 fırın ekmek yemesi lazım.

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

Hürriyet Konsey, 17 Ekim 2017

Uğur Meleke17 Ekim 2017

Okan Buruk geliyor

Uğur Meleke16 Ekim 2017

Cenk Tosun, Liverpool’da fark yaratır

Uğur Meleke15 Ekim 2017

Ligin kader adamı Gomis

Uğur Meleke15 Ekim 2017

Talisca, çizgide olmuyor

Uğur Meleke14 Ekim 2017

Başarısız deneyime ihtiyacımız yok

Uğur Meleke12 Ekim 2017

Burak’ın primi, engelli bütçesinden fazla

Uğur Meleke10 Ekim 2017

Birileri ihanet ediyor

Uğur Meleke7 Ekim 2017

Copyright © 2015 Meleke.com