Hürriyet

Galatasaray’ın sorunu Muslera’nın solu

Galatasaray’ın sorunu Muslera’nın solu
Uğur Meleke

Son iki sezondur Uruguaylı eldivene gelen her 5 kafa şutundan 3’ü gol oluyor. Muslera’nın performansının yanında büyük maçlarda alınan kötü sonuçlar Tudor’un sonunu getirdi. Ayrıca kulübenin yetersizliği oyuna müdahaleyi zorlaştıran bir etken.

G.SARAY ilk yarıyı rakip ceza alanında en fazla topla buluşan, en fazla şut ve en çok gol atan takım olarak tamamlıyor. Terim’in de gelişiyle enerji zirvede. Ancak beklenmedik bir adam, Muslera düşüşte. Son iki sezonda kalesine gelen her 5 kafa şutunun 3’ü gol oluyor. Muslera’nın bu sezon kornerlerde sağından sadece 2, solundansa tam 13 kafa vurdurması durumu daha da ilginçleştiriyor. Bence Tudor’un Türkiye macerasının yürümemesinin iki temel sebebi var: Birincisi, diziliş istikrarı sağlayamaması. Yeni bir takımsanız, önce (üçlü ya da dörtlü her neyse) planda ısrar etmelisiniz. City’de Guardiola’nın da bu sene sonsuz denemelerinden vazgeçip her müsabakada 4-3-3’te ısrar etmesi gibi…

Galatasarayın sorunu Musleranın solu

SAVUNMA SORUNU

Tudor’un ikinci büyük problemiyse, hava savunması sorununun halledilememesi. Galatasaray geçen sezon kalesinde gördüğü 17 kafa golüyle bu alanda lig lideriydi, bu devre 7 tane daha yiyerek liderliğini perçinledi! Muslera’nın geçen yıl kalesine gelen 30 kafa şutunun 17’sini, bu devre de 11’in 7’sini yemiş olması akıl almaz. Evet savunma yerleşimi de sorunlu, ama bir kaleci kalesine gelen her 5 kafa şutunun 3’ünü yiyorsa, orada bariz bir problem var demektir.

G.Saray’ın duran top problemini daha derinlikli analiz ettiğinizde enteresan bir bilgiyle karşılaşıyorsunuz: Muslera geçen sezon boyunca sağından gelen kornerlerin sadece 8’inde rakiplere kafa vurma şansı verirken, solundan gelenlerde tam 29 kez müsaade etmiş. OPTA’ya göre, bu sezon da tablo aynı: Sağından 2, solundan 13… Yani Fatih Terim, Galatasaray’ın duran top problemini doğru analiz etmek için, öncelikle sol ve sağ kornerleri iki farklı kategoride değerlendirmek zorunda.

ÇOK FAUL YAPIYOR, AZ TOP KAZANIYORLAR

Galatasaray’ın ilk yarıda gözden kaçan problemlerinden biri de, ligin karakterine çok uygun olmayan birkaç yumuşak oyuncusu. Süper Lig, genetiği itibariyle göğüs göğüse oynanan bir turnuva. Teknik kapasiteniz ne kadar yüksek olursa olsun çarpışmak zorundasınız, ayakta kalmak ve faulü yapan değil alan taraf olmak zorundasınız.

Belhanda ve Feghouli başta olmak üzere bazı oyuncuların bu departmanda çok başarılı olduğunu söyleyemeyiz. Sarı kırmızılılar ikili mücadele sayısında lig 14’üncüsü. Yine 17 maçta 263 faul yapmalarına rağmen yalnızca 198 faul kazanmışlar ki, bu istatistikte de ligin dibindeler. Eğer bir takım şampiyonluk yarışı yapıyor ve buna rağmen kendisine yapılan faul sayısında sonuncuysa, orada bir eksiklik olduğu kesin.

İkinci yarıda bazı oyuncuların ayaklarının yere daha güçlü basması, yıldızların daha zor top kaybetmeleri gerek.

Galatasarayın sorunu Musleranın solu

SAHADAKİ YILDIZLARA YETERLİ ALTERNATİF BULUNAMADI

GALATASARAY, KULÜBEYİ ZENGİNLEŞTİRMELİ

Tudor da yedeklerin yetersiz olduğunu düşünüyor olacak ki iki kez, hakkı olmasına rağmen oyuncu değişikliği yapmadı.

Süper Lig’in 14’üncü haftasıydı. Vodafone Park’ta ilk bir saatin sonuna gelinirken Galatasaray korkunç bir maç geçiriyor, Beşiktaş oyunu tamamıyla domine ediyordu. Tudor bir şeyleri değiştirmek zorundaydı, döndü ve kulübesine baktı. Kulübede oyuna sokup akışı değiştirmesini umut edebileceği adamlar, Yasin, Eren, Sinan ve Selçuk’tan ibaretti. Mesela Beşiktaş’ın Osmanlıspor maçı kulübesinde Caner, Tolgay, Oğuzhan, Lens, Orkan ve Cenk’in olduğu düşünülürse Tudor’un yedek kulübesi anlamında çok şanslı olduğu söylenemez.

Galatasaray, kulübeleri son derece zengin gözüken Beşiktaş ve Başakşehir’le baş edebilmek için transfer yapmak zorunda. Gerektiğinde sağ bek oynayabilen bir sol bek, Galatasaray için birinci hedef. Ayrıca Gomis’in formda olmadığı günlerde Galatasaray’ın sıradanlaşmaya çare bulamadığı da gözlemleniyor. Fatih Terim’in o pozisyona bir alternatif daha katması olası.

Galatasarayın sorunu Musleranın solu

3 MAÇ IGOR TUDOR’UN SONUNU GETİRDİ

Tudor’un 16 maçta 32 puanlık performansı aslında hiç fena sayılmaz. Ligin 16’ncı haftasında, liderin sadece 1 puan gerisindeyken kovulması çok sık görülecek bir durum değil. Kamuoyunun geneli, büyük maçlardaki kötü sonuçların Hırvat hocanın sonunu getirdiğine inanıyor. Gerçekten de G.Saray’ın ilk 7 ile olan hikayesi pek hoş değil: İlk 7 takım, kendi arasında 21 maç yapmış. Başakşehir hiç kaybetmemiş, F.BahçeBeşiktaş ve Trabzon’sa birer yenilgi almış. 7’li mini ligde Galatasaray’ın 3 yenilgi alması, bu 3 maçta da hiç varlık gösterememesi, sanırım Tudor’un en başarısız olduğu departmandı.

İLK YARININ TEKNİK DİREKTÖRÜ:

HATALARINDAN DÖNEN BİR ADAM, SUMUDİCA

MARIUS Sumudica’nın takımı, ligin ilk haftasında G.Saray’a karşı Asamoah Gyan’lı, Espinoza’lı, Boldrin’li bir kadroyla ve üçlü savunmayla çıkıp darmadağın olduğunda hiç kimse onların acayip bir çıkış yakalayıp devreyi zirve grubunda bitireceklerini tahmin edemezdi sanırım. Ama Sumudica hatalı başlangıcından çok hızlı bir şekilde döndü, ligin en iyi savunma takımlarından birini yarattı. 17 maçta kalelerinde gördükleri 60 şut, F.Bahçe ve G.Saray’dan sonra onları lig üçüncüsü konumuna oturtuyor. Hücumdaysa yeni plan Umut Bulut’tu, ofansta strateji orta yapmak yönünde değişti.

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

Bu tutku, Münih için umut verici…

Uğur Meleke22 Ocak 2018

İyi futbol, iyi futbolcuyla…

Uğur Meleke21 Ocak 2018

Video hakem, Dünya Kupası’na doğru

Uğur Meleke18 Ocak 2018

Bir başarı ve şans öyküsü: Fatih Terim

Uğur Meleke11 Ocak 2018

Cenk, Everton’a gitmemeli

Uğur Meleke4 Ocak 2018

Ligin en şanssızı Trabzonspor

Uğur Meleke31 Aralık 2017

Beşiktaş’ı yakan inanılmaz istatistik

Uğur Meleke30 Aralık 2017

F.Bahçe’nin kâbusu 2.5’uncu bölge

Uğur Meleke29 Aralık 2017

Copyright © 2015 Meleke.com