Hürriyet

Futbola harika değişiklikler geliyor

Futbola harika değişiklikler geliyor
Uğur Meleke

IFAB, yani futbol oyun kurallarını belirleyen kurum, bu sporun en hantal departmanı. Sadece 8 üyeden oluşuyor, 4’ü FIFA yöneticisi, 4’ü ise Britanyalı. Bir kural değişikliği için 6 oy gerekiyor ve her yıl toplanan bu kurul, hemen hemen hiçbir radikal değişiklik yapmadan masadan ayrılıyordu her seferinde. Neyse ki son 2 yıldır kurul üstündeki kara bulutlar bir miktar dağılıyor. Önce Marco Van Basten’in FIFA Teknik Gelişim Departmanı’nın başına gelmesi, sonra da David Elleray’in IFAB teknik yöneticisi olarak sorumluluk almasıyla işler hızlandı bu departmanda. Elleray’in geçen yıl futbolun ihtiyaç duyduğu kural değişiklikleriyle ilgili hazırladığı raporun acemiliğini bu sütunda bolca ele almıştık, ama bu sene hazırlanan rapor çok daha profesyonel.

 

Raporun ana teması iki kelimeyle özetlenmiş: “Play fair” (adil oyna)… Üç ana amaç var: Birincisi, topun oyunda kaldığı süreyi artırmak. İkincisi, oyuncu davranışını geliştirmek, saygıyı artırmak. Üçüncüsü de adaleti ve çekiciliği yükseltmek.

 

Türk spor medyasının geneli, bu raporun en “seksi” bölümü olan, oyun süresinin 60 dakikaya düşürülmesi detayıyla gördü bu haberi. Oysa raporda bu kısım, çok küçük bir ayrıntı. IFAB raporu, topun oyunda kalma süresini artırmayla ilgili daha öncelikli iki öneri yapmış: Hakemler, penaltı atışı, gol, sakatlık, sarı-kırmızı kart, oyuncu değişikliği ve baraj kurma sebepli duraksamalarda saati durdurmalı. Böylece devre sonlarında 1-2-3 dakika gibi sembolik uzatmalar değil, gerçekçi ilaveler olacaktır. Ayrıca 6 saniye kuralı, çok daha hassas uygulanmalı. Üstelik bu uygulamalar için bir kural değişikliğine (yani IFAB imzasına) ihtiyaç yok. Hemen bu sezon başında hayata geçebilirler.   

 

Kurul ayrıca, değiştirilen ya da sakatlanan oyuncunun en yakın çizgiden sahayı terk etmesini test etmek istiyor. Saatin oyun her duraksadığında durmasıysa, sadece tartışmaya açtıkları bir madde. Yani kısa vadede böyle bir karar yok. Niyet de yok. Hatta bu uygulamayı sadece ilk yarının son 5, ikinci devrenin de son 10 dakikasında yapmayı öncelikli olarak tartışmaya açmışlar.

 

Ben, oyun saati konusunda IFAB’ın yaptığı ilk önerileri gerçekçi buldum. Gol, penaltı gibi durumlarda hakem saatini durdurmalı ve devrelerin sonuna öyle 2-3 dakika değil, gerekiyorsa 8-10 dakika eklemeli. Oynatmama niyeti olan takımların ekmeğine yağ sürülmemeli. Premier Lig’de bu sezon Arsenal maçlarında top ortalama 58:10 dakika oyunda kalırken, Crystal Palace maçlarında 52:33 kalıyorsa, bunun bir bedeli olmalı.

 

Ancak IFAB’ın süreyi daha aktif kullanma adına tartışmaya açtığı bir başka konuysa, bana pek gerçekçi gelmedi doğrusu. Faul yapılan oyuncunun frikiği pas vermeden tek başına kullanması, büyük kargaşaya yol açabilecek bir uygulama. Kural zaten 150 yıl önce böyleymiş; bu tarz bir değişiklik, oyunu ilerletecek değil, geriletecek bir revizyon olur.

 

***

 

Raporun ikinci amacı, yani sporcu saygısını geliştirmeye yönelik kısımda; hakemle sadece kaptanın diyalog kurması, ekipçe mobbing uygulayan takıma puan cezası, teknik ekibe de kırmızı kart gösterilebilmesi, maç öncesi hakem-koç tokalaşması gibi makul öneriler var. Ayrıca, yedek oyuncusu kırmızı kart gören bir takımın değişiklik hakkının bir adet düşmesini tartışmaya açmışlar.
***

 

Üçüncü kısım, yani adaleti ve çekiciliği yükseltme bölümü ise en hayati bölüm. Penaltıların 1A, 1B, 2B, 2A, 3A, 3B… düzeniyle atılmasını destekliyorum, zaten bunu birkaç yıl önce de burada önermiştik. Aut atışında topun ceza alanının dışına çıkmasını beklemek de saçmaydı, acilen kaldırılmalı. Maç bitiş düdüğünün sadece top sahanın dışına çıktığında çalınabilmesi de oyunu kesinlikle geliştirecek bir öneri. Penaltılarda ikinci bir vuruş hakkı olmaması da düşünülebilir. Atış sonrası kargaşayı ortadan kaldırabilir.

 

Ancak kurulun hentbolle ilgili önerilerini çok gerekli bulmadığımı söylemeliyim: Kale çizgisinden elle çıkarılan toplarda gol kararı verilebilmesinin oyuna ne katacağını anlayamadım. Zaten bunu yapan oyuncu, penaltı ve kırmızı kartla cezalandırılıyor. Ayrıca kalecinin geri pası elle tutması halinde penaltı kararı verilmesi önerisini de aşırı buldum. Bugünkü uygulama gayet makul.

 

Bence hentbolle ilgili yapılması gereken esas değişiklik şu: Top, bir oyuncunun koluna, vücudunun başka bir uzvundan ya da takım arkadaşından geliyorsa, kolun doğal konumda olup olmadığına bakılmaksızın düdük çalınmalı. Bu, hakemin işini bayağı kolaylaştırabilecek bir uygulama olur bence.

 

FIFA Konfederasyonlar Kupası’nda bolca karşımıza çıkan video hakem uygulamasının da bence futbolda âdil karar sayısını artıracağı kesin. Yalnız bence orta hakem, Almanya-Kamerun maçında olduğu gibi kenardaki monitöre gitmemeli. Oyun o şekilde durmamalı. Monitörlerden sadece yayın aracındaki hakemler faydalanmalı ve kulaklık vasıtasıyla orta hakeme yardımcı olmalı. Yani aslında değişen tek şey, kulaklık vasıtasıyla yardımlaşan hakem sayısının 4’ten 6’ya çıkması olmalı.

Yorumları Görüntüle (1)

1 Comment

  1. vahit ersöz

    4 Temmuz 2017 at 10:05

    Yazının içinde tek katılmadığım yer Top, bir oyuncunun koluna, vücudunun başka bir uzvundan ya da takım arkadaşından geliyorsa, kolun doğal konumda olup olmadığına bakılmaksızın düdük çalınmalı konusu. Bence kural eski hali ile devam etmeli. Eğer Türkiye’de orta hakem gelip de kenarda pozisyonun tekrarını izlerse büyük şamata olur. Yanına 2 takımın da teknik ekibi, başkanlar ve taraftarlar da gelirler.

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

Kucka-Burak, şampiyonluğa yeter mi?

Uğur Meleke23 Temmuz 2017

Belhanda’nın yanına Fernando gerek

Uğur Meleke22 Temmuz 2017

Daha fazla Valbuena gerek

Uğur Meleke21 Temmuz 2017

Dizleri titremeyen adamlar

Uğur Meleke20 Temmuz 2017

Hücuma takviye şart

Uğur Meleke16 Temmuz 2017

Fikstür bizimle alay ediyor

Uğur Meleke13 Temmuz 2017

Saçı değil ruhu tıraş edilen adamlar

Uğur Meleke6 Temmuz 2017

2018’e damga vurabilecek 5 futbolcu

Uğur Meleke22 Haziran 2017

Copyright © 2015 Meleke.com