Hürriyet

Derbilerde bu hakemler olmalı

Derbilerde bu hakemler olmalı
Uğur Meleke

Bundan yaklaşık 1 ay önce, Valbuena’nın erken sakatlanıp oyundan çıktığı Osmanlıspor maçında, son 80 dakikanın yıldızı Ozan’dı. Doğrusu bir sonraki hafta Sivas önünde Ozan’ın yerine Mehmet’i ilk 11’de görünce çok şaşırmıştım. Ama o noktada değişen şey sadece bir oyuncu değil, anlayışmış meğer.

Ligin ilk 10 haftasında 4-3-2-1 oynayan, Giuliano ve Valbuena’yı santraforun arkasında ikili kullanan, dolayısıyla iki yıldıza çizgi sorumlulukları da yükleyen Kocaman, Sivas maçıyla beraber sistemi 4-2-3-1’e çevirdi. Orta saha artık üçlü değil, Souza-Mehmet ile ikiliydi. Giuliano artık tek on numaraydı, Dirar ve Aatif da klasik açık oynamaya başladılar. Ve bu dönüşüm herkesi rahatlattı adeta. Artık herkesin alanı ve sorumluğu daha net. O güne kadar her hafta koşu rekorları kıran ama faydasız sprintleri sebebiyle verimli gözükmeyen Giuliano, son bir aydır gol bölgelerine çok daha fazla girdi ve attı da… Souza inanılmaz bir çıkışta. Dirar da öyle… Dirar’ın sağ açıktaki sorumlu oyunu Şener’i de özgürleştirdi, hayatının maçını oynadı dün gece. Kocaman takımı 4-2-3-1’e çevirdiğinden beri herkes zincirlerinden kurtulmuş gibi.

Fenerbahçe’deki değişim olumlu ama hâlâ geliştirilebilecek birkaç departman duruyor orada. Fenerbahçe artık bir şampiyonluk yarışçısı ve bu durumlarını korumak için dikkatli olmaları gereken başka detaylar var:

1) Dün yenilen birinci golde Şener’in kontrolsüz faulü, ikide İsmail’in anlaşılmaz ıskası var. Hücuma çılgınca çıkan bu ikilinin savunma performansları yerlerde. Aykut Kocaman’ın ligin ikinci yarısında bu ikiliyle devam edeceğini sanmıyorum.

2) Skrtel’de de sakatlık dönüşü enteresan bir düşüş var. Hatırlayacaksınız, Sivas maçında bir dakika içinde iki kez Kone’ye kaptırmıştı. Antalya maçında Maicon’a salladığı ve kesinlikle ucuz kurtulduğu bir tekme var. Dün de hatalı sayılabilecek bir geri pasında topa yetişebileceği halde öne hamle yapmayıp, faulü ve sarı kartı bekleyişi var. Skrtel hafta içinde, maçlarda yaptıklarını izleyip değerlendirmeli.

3)Dirar’ın dün ikinci ve dördüncü golde yaptığı asistler ders gibi. İkide Giuliano’dan aldığı topu tekrar Brezilyalı’ya, dörtte de aynı şekilde Valbuena’ya oynaması muazzam. Çizgiye her indiklerinde düşüncesizce penaltı noktasına şişiren beklerine, Aykut Kocaman’ın bu iki pozisyonu tekrar tekrar izletmesi gerek.

 

Son bir not da, maçın hakemi Ümit Öztürk için… Birkaç hatası olabilir, ama maçın genelinde süper bir yönetim gösterdi. Doğru pozisyon almayı biliyor, olay yerine hep yakın. Gördüğünü çalıyor, kart gereken yerlerde hiç tereddüt etmeden gösterdi genelde. Yeni nesilde Y.Kemal Uğurlu ve H.Umut Meler’le beraber ışıldayanlardan. Ligin ikinci yarısında derbilerin birkaçında bu genç adamları görmek istiyorum artık ben.

Yorumları Görüntüle (1)

1 Comment

  1. ender ahmet

    4 Aralık 2017 at 16:08

    merhaba

    futbolda bazı radikal değişikliklere ihtiyac olduğunu düşünüyorum.bunları sizle paylaşmak isterim.

    basketbolda olduğu gibi futbolda da topun hareket halinde olması asıl süreyi belirlemeli.bunun yapılması teknolojik açıdan oldukça basit.basketbolda olduğu gibi.taş atışını korneri faulü penaltıyı ve birçok şey oyundan süre çalıyor adeta.kimi taç atışını 1 saniyede kullanırken kime 10 saniyede kullanıyor.faul atışları da öyle.yerde yatmalar oldukça fazla.haliyle topun durduğu her an zamanında durması lazım.bunu yapmak zor değil.bu durumda topun akan oyunda oynanma süresi ilk yarı ve ikinci yarı için 30 ar dakika olabilir.

    bu durum zaman geçirmeye çalışan takımların az çok önünü alabilir.gene oyunu soğutma olabilir ama zamanı soğutmanın(çalmanın) önüne geçilmiş olur.misal penaltı oluyor itirazlar hırgür içinde 2 dakika güme gidiyor.oysa hakem penaltı çaldığı anda zaman durdurulabilir.basketbolda faul atışlarında zaman duruyor.futbolda da topun hareket halinde olmadığı her durumda zaman durdurulabilir.

    ikinci önerim ise yabancı kuralı ile ilgili.

    23 kişilik kadrolarda en fazla 10 yabancı en fazla 4 yurt dışı altyapılı gurbetçi oyuncu olmalı.ve 23 kişilik esame listesinde en az 5 kendi altyapından oyuncu sizinde daha önceden dediğiniz gibi maç için esame listelerinin 23 kişi olması daha mantıklı.kendi altyapısından oyuncu yoksa esame listesini düşürürsün.hiç yoksa 18 kişi yazmak zorunda kalır.buda alt yapıyı teşvik eder biraz.

    neden 14 değilde 10 yabancıya gelirsek.rekabet için bu olması lazım.diyorlarki cenk çalıştı başardı ve formayı kaptı.doğru.lakin sınırsız yabancı olduğunu düşün.bu durumda cenk görülmeyecekti transfer edilmeyecekti belkide amatör oynayacaktı.çünkü kadroyu 23 yabancıyla doldurdun mu oyuncu yetişmiyor mazareti gelecek hemen.bu şuna benziyor.gollerin yüzde 90 nını yabancılar attı deniliyor misal bir takımda.zaten yabancılar oynuyor.haliyle yabancılar atacak.onunçün yabancı sınırının 14 ten 10 inmesi her bölge için yerlinin yabancıyla rekabet etme olasılığını getirecek.formayı kapar yada kapmaz o ayrı mesele.lakin yerliye bu rekabet için geniş kadroda yer verilmesi zorunlu olmalı.

    en fazla 4 gurbetçi oyuncuya gelirsek.buda kulüplerin kolaya kaçtıkları bir yöntem.ülke içi yetiştiriciliğe engel bir durum.bunuda 4 ile sınırlandırmak lazım.

    özetle en fazla 10 yabancı en fazla 4 gurbetçi ve 23 kişilik esame listesinde en az 5 kendi alt yapıdan oyuncu bulundurma zorunluluğu getirilmeli.

    bu arada ilk 11 de illa 1 yerli oyuncu oynama diye zorunluluk getirilmemeli.böyle görüşler var.bu doğru değil.ilk 11 de iyi oynayan oynar.çalışan oynar.rekabette öne çıkan oynar.önemli olan 23 kişilik kadroya kriterler getirmek.ilk 11 e değil.almanya biraz böyle yapıyor.sanırım onlarda 23 kişilik kadroda en az 12 alman oyuncu olma zorunluluğu var.

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Hürriyet İçerikleri

Şenol Güneş, neden prese çare bulamıyor?

Uğur Meleke11 Aralık 2017

Trabzon savaşıyor

Uğur Meleke10 Aralık 2017

Yarım sıfırlık maç

Uğur Meleke9 Aralık 2017

Vizyon farkı

Uğur Meleke8 Aralık 2017

Sıradaki adım: “Dürüstlük hareketi”

Uğur Meleke7 Aralık 2017

Şampiyonlar Ligi seviyesi bu

Uğur Meleke3 Aralık 2017

‘Güneş-Guardiola’ hattı

Uğur Meleke30 Kasım 2017

Hürriyet Konsey, 28 Kasım 2017

Uğur Meleke28 Kasım 2017

Copyright © 2015 Meleke.com