Hürriyet

Büyük futbolcusuz büyük takım olur mu?

Büyük futbolcusuz büyük takım olur mu?
Uğur Meleke

GEÇTİĞİMİZ yıl Leicester’ın topla sadece yüzde 42,4 oynayarak şampiyon olması, yüzyılda bir yaşanacak bir peri masalıymışçasına ele alınınca, çok üstünde durulmamıştı bu detayın.
Ama bu kez galiba durum ciddi. İngiltere’de inisiyatif futbolu iki senedir üst üste kaybediyor, fırsat futbolu kazanıyor.

Zira bu yılın rekor puanlı şampiyonu Chelsea de, topla oynama listesine ancak altıncı sıradan girebiliyor. 30 galibiyetle Premier League rekoru kıran Conte’nin öğrencileri, topa yaklaşık Southampton kadar, yalnızca %54 sahip olarak elde ettiler bu müthiş başarıyı. Ligin topla oynama lideri Manchester City ile şut lideri Liverpool’sa, Chelsea’den 15’er puan fark yediler!

Benzer bir durum, İtalya’da da yaşandı bu sene. Juventus da, üst üste altıncı şampiyonluğuna giderken ligde inisiyatif futbolunun temsilcisi sayılmazdı. Maç başına Juventus’tan daha fazla şut atan Inter ligi yedinci, Lazio da dördüncü bitirmeye hazırlanıyorlar. Hem Roma hem de Napoli, Juve’den açık ara daha fazla topla oynayıp, daha fazla şut, daha fazla gol attılar ama zafere yetmedi bu oyun. Çünkü galiba artık şampiyonluk için daha farklı enstrümanlar gerekiyor.

BEŞİKTAŞ M. UNITED’DAN DAHA FAZLA ŞUT ATTI
O enstrümanlara sahip takımlardan biri ise Manchester United’dı bu sezon. Avrupa Ligi’nde Ludogorets maç başına 19 buçuk, Tottenham 19, Lyon 18,3, Beşiktaş 15,3 şut attılar. Ama şut sıralamasının 10’uncusu Manchester United gibi final göremediler. Elbette futbolda başarıyı yalnızca hücum verileri değil, savunma verileri de belirliyor. Ancak ofans verilerinin ya da sete yerleşerek yapılan kalabalık hücumun sonuca etkisini bu denli yitirmesinin çok önemli riskleri var. Arsene Wenger şöyle açıklıyor bu riskleri:

“Bence futbol, inisiyatif alan takımları desteklemeli. Eğer kupalar, madalyalar ağırlıkla risk almayan takımlara giderse, insanlar bu oyunu artık izlemek istemeyecekler. Her takım, top bize lazım demeli. Büyük takımlar büyük futbolcularla kurulur ve siz bir büyük futbolcuya, topu istemediğinizi söyleyemezsiniz. Çünkü büyük oyuncular, topu isterler.”

ARSENE WENGER GALİBA HAKLI
Wenger’in bu tespiti üzerine sanırım şöyle bir paradoks çıkıyor karşımıza: Son bir yılda topu isteyenler değil, istemeyenler topluyor madalyaları. Portekiz Milli Takımı, Chelsea, Manchester, Juventus, Başakşehir…

Roma açık oyunda kaydettiği tam 71 golle şampiyon olamazken, Juventus kupaya sadece 49 açık oyun golüyle ulaşıyor. Topu istemeyen bu yeni düzende, topu isteyen büyük futbolcuları istihdam etmek de zorlaşıyor haliyle. Bu düzen güçlenirse, bu trend kupalar getirmeye devam ederse, büyük futbolcular kupa kazanmak için topu daha az mı kullanmak zorunda kalacaklar? Ya da büyük takımlar, en büyük futbolcuları tercih etmeyecekler mi? Neymar’ı, Douglas Costa’yı, Sane’yi gerçekçi bulmayacak mı yeni futbol?

Wenger galiba haklı. Bir yolunu bulup tekrar inisiyatif futbolunun kazanmasını sağlamak gerek.

VEYSEL-TİTİ POZİSYONU KURAL KİTABININ ARIZASI
BEŞİKTAŞ-Kasımpaşa maçının 31’inci dakikasında yaşanan garip pozisyonu hatırlarsınız: Savunmada topu uzaklaştırmak isteyen Veysel vurdu, meşin yuvarlak Titi’nin koluna çarptı. Ceza alanı içinde yaşanan bu pozisyonda tabii ki düdük yok, mesafe kısa, Titi bilinçsiz.

Zaten benim itirazım da karara değil, Serkan Çınar’ın devam kararı elbette doğru. Benim isyanım kural kitabına. Pozisyon Veysel’le Titi arasında. Herhangi bir Beşiktaşlı’nın dahli yok. Aynı takımdan iki oyuncunun beceriksizliğinden kaynaklanan bir ihlal var orada. Futbol, sadece bilinçli ihlalleri değil, beceriksizliği de cezalandıran bir oyundur aslında. Topa vurayım diye salladığınız ayağınız rakibe geldiğinde bilinç olmadığı halde nasıl faul düdüğü çalınıyorsa, aslında bu da öyle bir pozisyon. Bence hentbol pozisyonlarını biraz daha tartışmaya kapalı hale getirmek için şu reformu yapmak lazım kural kitabında:

“Top, bir oyuncunun koluna, kendi vücudundan ya da takım arkadaşından geliyorsa, ihlal vardır. Düdük çalınmalıdır.”

Çok duru. Çok basit. Bence daha adaletli ve daha çözüme yönelik olur böyle bir reform…

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

Okan Buruk geliyor

Uğur Meleke16 Ekim 2017

Cenk Tosun, Liverpool’da fark yaratır

Uğur Meleke15 Ekim 2017

Ligin kader adamı Gomis

Uğur Meleke15 Ekim 2017

Talisca, çizgide olmuyor

Uğur Meleke14 Ekim 2017

Başarısız deneyime ihtiyacımız yok

Uğur Meleke12 Ekim 2017

Burak’ın primi, engelli bütçesinden fazla

Uğur Meleke10 Ekim 2017

Birileri ihanet ediyor

Uğur Meleke7 Ekim 2017

2020’de “iyi ki” diyecekler

Uğur Meleke5 Ekim 2017

Copyright © 2015 Meleke.com