Hürriyet

Bu direkt oyuna itirazım var

Bu direkt oyuna itirazım var
Uğur Meleke

Topu birinci-ikinci bölgede hiç gevelemiyor. Doğrudan ilerideki iki uzun
santrforuna vuruyor. Slimani-Frey topu indirirlerse ne âlâ. Ya da seken
toplar kazanılırsa da öyle. Bu başarılırsa artık son 40 metredeler zaten.
Kazanamazlarsa kalabalık savunma yapmaya devam…

Bu plan Başakşehir karşısında hiç fena işlemedi. Fenerbahçe rakibinden daha az topla oynayarak, daha fazla net pozisyon buldu. Yani dün itibariyle işler yolunda gözüküyor. Ancak bu stratejiye bir itirazım var benim: Zaten Süper Lig’de 18 takımın belki 12-13’ü böyle oynuyorlar futbolu! Bu strateji, büyük maçlarda, rakibinizin topla oynama arzusu varsa size fayda sağlayabilir. Ama zaten karşınızda sizle aynı stratejide, sonuna kadar geriye yaslanan, iki sert stoperi ve iki sert ön liberosuyla hava topu ustası olan takımlar varsa, sonuca gitmeniz kolay olmayacaktır. Bir büyük takım stratejisi değil bu zira. Tipik bir Anadolu takımı stratejisi bu. Büyük planda oyunu benimsemesem de küçük plandaki gelişimleri de not etmek gerek: Eljif, bütün engellemelere rağmen pırıl pırıl parlamaya devam ediyor. Slimani istekli, çalışkan ve bu maçla beraber liderliğe de soyundu. Frey’le değil Soldado’yla oynarsa, farklı özelliklere haiz meslektaşıyla daha fazla üretim yapacaklardır.

Mehmet-Souza’dan daha kötüsü geldi 

SPORSEVERLER, geçen sezon Mehmet-Souza’nın yetenek kısıtından memnuniyetsizlerdi. Belki de Kocaman’ın sonunu getirdi bu ısrar. Şimdi
bu ikili başlamıyor, onların yerine aynı tipte, daha kalitesiz bir ikili başlıyor!
Reyes-Jailson, tipoloji olarak Mehmet-Souza’nın benzerleri. Üstelik
toplam kaliteleri, seleflerinin altında…

Aatıf ve Dirar’a hiç şaşırmadım

VOLKAN’ın kadro dışı bırakılmasını sağlıklı yorumlamak için daha fazla
doneye ihtiyaç var. Ama tahminim şu yönde: Cocu genç sayılabilecek bir teknik adam. Yeni bir ülke, yepyeni bir takımda soyunma odası hakimiyeti kurmak için böyle güçlü bir figürü sistemin dışına çıkarmak istemiş olabilir.
Ancak Aatıf ve Dirar’ın kadro harici bırakılmalarına inanın şaşırmadım. Ağustos’ta da yazmıştım, ülkeye olağanüstü bir Kuzey Afrikalı futbolcu akını var. 2015’te ligde 6 Kuzey Afrikalı varken, bu sayı 2016’da 9’a, geçen sezon 14’e, bu yıl 22’ye sıçramış durumda. Özellikle bir takımda 3-4 Kuzey Afrikalı varsa, bunun bir gruplaşmaya sebep olabildiğini başka liglerde de gördük.
Belli ki Comolli-Cocu ikilisi, Benzia ve Slimani’yi takıma tam anlamıyla katabilmek için Dirar ve Aatıf’ı feda ettiler.

 

Yorumları Görüntüle (1)

1 Comment

  1. nurettin

    9 Ekim 2018 at 09:51

    buraya ufak bir bilgi yazayım. maçta var sistemi gerçekten bozuldu. ups (kesintisiz güç kaynağı) testleri iyi yapılmamış. bu nedenle elektrik gidince ups işlevini yapamamış. manuel müdahale ile cihazı açmışlar. yani bir provokasyon yok.

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Hürriyet İçerikleri

Bu futbol Prime Time’ı hak etmiyor!

Uğur Meleke21 Ekim 2018

Neden C Ligi’ne düşmeliyiz?

Uğur Meleke19 Ekim 2018

‘İyi mücadele ettik’ yalanıyla yüzleşme

Uğur Meleke16 Ekim 2018

Çağlar-Hasan Ali bağlantısında tükendik

Uğur Meleke15 Ekim 2018

Ali Koç, 100 milyon lirayı çöpe attırmamalı

Uğur Meleke14 Ekim 2018

Süper Lig Porto’nun arka bahçesi mi?

Uğur Meleke12 Ekim 2018

Hürriyet Futbol Konseyi, 9 Ekim 2018

Uğur Meleke9 Ekim 2018

Spor tarihinin en büyük skandalı 2022’de yaşanacak

Uğur Meleke6 Ekim 2018

Copyright © 2015 Meleke.com