Hürriyet

Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak

Bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmayacak
Uğur Meleke

SCHILLACI, 90 Dünya Kupası sonrası ilk golünü Ekim’de attı, 30 maçın 28’ini boş geçti ama Juventus 11’indeki yerini kaybetmedi.

Çünkü Dünya Kupası’nda kral olmuştu, artık o ayrıcalıklı bir futbolcuydu!

2006’nın sürpriz yıldızı Palermo’lu Grosso, 30’undan sonra sırayla Inter, Lyon ve Juventus’a transfer oldu.

2014 piyangosunun kazananlarıysa Blind, Janmaat, Depay gibi Hollandalılardı. Peki 2018 piyangosu, kimlerin hayatını değiştirecek? Bu kupada yıldızlaşan kimler için muhtemelen hiçbir şey bir daha eskisi gibi olmayacak?

1-) BENJAMIN PAVARD (FRANSA)
ELBETTE yer uçağı Mbappe’nin, Perisic’in, Meunier, Golovin veya Kasper Schmeichel’ın da bundan sonra çok güzel olacak gelecekleri. Ama onlar biraz olağan şüphelilerdi, ben mümkün olduğunca ‘Fabio Grosso’vari beklenmedik starlara odaklanmaya çalıştım.

Daha 2015 yazında üst lige çıktı Pavard… Herhangi bir birinci ligde, düzenli ilk 11 oynadığı tek bir sezon var genç oyuncunun. Elemelerde sağ bekte Sagna, Sidibe ve Jallet’nin arkasındaydı; Sidibe’nin Nisan’da bir menisküs sorunu yaşamasıyla Pavard formayı kaptı ve bir daha vermedi. 2018 Dünya Kupası’nın en unutulmaz golünü attı ve geçen sezonu stoper pozisyonunda geçirdiği Stuttgart’a şimdi hiç olmadığı kadar güvenli dönüyor.

2-) SALEM EL-DAWSARI (SUUDİ ARABİSTAN)
SALEM 26 yaşında. Araplar, ona çok umut bağladıkları için geçen sezon İspanya Futbol Federasyonu ile anlaşıp, üzerine para verip onu Villarreal’e kiraladılar. Ama La Liga’da sadece 33 dakika forma şansı buldu. Kader onu, La Liga’da baş edemediği yıldızlarla Dünya Kupası’nda karşı karşıya getirdi.

Zayıf takımının yıldızıydı, 1 gol attı, ülkesine tarihi bir galibiyet kazandırdı ve maçın adamı seçildi. Turnuvada 270 dakika forma giydi, hücum hattında görev yapmasına rağmen yüzde 90,2 pas isabetiyle oynadı. Adının Salem, pasaportunun Suudi Arabistan olması global futbol piyasası için bir dezavantaj. Ama sanki Avrupa’da bir şansı daha hak ediyor gibi çabuk oyuncu.

3-) LUCAS TORREIRA (URUGUAY)
SAMPDORIA, 3 yıl önce onu sadece 3 milyon euro’ya transfer etmişti Serie B’den. Bir sezon kiraladılar, Torreira’nın da toplam birinci lig deneyimi sadece 2 yıl. Fiziği çok küçük olduğu için ne kadar ilerleyebileceğine dair endişeler vardı, ama Dünya Kupası’nda genç Uruguay orta sahasının toparlayıcısı olunca o kaygıları bertaraf etti. Yeni sezonda Arsenal forması giyecek ve muhtemelen Emery’nin ilk 11’e yazacağı ilk adam olacak. Premier Lig’e yeni bir Kante efekti getirmeye hazırlanıyor Torreira.

4-) SARDAR AZMOUN (İRAN)
RUSYA Ligi oyuncularının turnuvada biraz daha avantajlı olduklarını kabul etmek gerek. Kazan’lı Sardar Azmoun da, diğer İranlılar’a göre turnuvada elbette daha rahattı, özgüveni daha yüksekti. Ama İspanya ve Portekiz’e karşı gösterdiği performanslara bakarsak, onda özgüvenden daha fazlası var. Sadece 23 yaşında. Yerde de, havada da çok iyi. Pepe ve Sergio Ramos’a karşı performansları etkileyiciydi. Kurban Berdiyev, geçen sezonun sonlarında Dzemaletdinov’un formasını ona vermiş, o da son 1 ayı çok iyi geçirmiş. Bu sezon onun için farklı bir öykü başlıyor olabilir.

5-) ARTEM DZYUBA (RUSYA)
STİL olarak Flo’ya, Koller’e, Crouch’a benziyor ama kariyeri onlar kadar şanslı olmadı bir türlü. 30 yaşına geldi, ama onun için henüz hiçbir kulüp bonservis ödemedi. Son 10 sezonun 5’ini Tom Tomsk, Rostov, Arsenal Tula gibi bozkırlarda kiralık geçirdi. Ligde de milli takımda çok iyi gol istatistikleri yakalamasına rağmen, çağdaş futbola uymadığı gerekçesiyle bir türlü hak ettiği saygıyı göremedi. Ta ki, Çerçesov onu Dünya Kupası açılış maçında Arabistan’a karşı son 20 dakikada Smolov’u dinlendirmek için oyuna sokana kadar… Arabistan maçında son 20 dakikada Rusya’nın çehresini öyle değiştirdi ki, Çerçesov bir daha ondan vazgeçemedi. Turnuvayı tam 41 hava topu galibiyeti, 3 gol, 2 asist ve büyük özgüvenle tamamladı. Geçen sezon kendisini istemeyip kiralık gönderen Mancini artık Zenit’te değil. Dzyuba ise orada. Hem de eskisinden çok daha güçlü olarak.

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Diğer Hürriyet İçerikleri

Bu futbol Prime Time’ı hak etmiyor!

Uğur Meleke21 Ekim 2018

Neden C Ligi’ne düşmeliyiz?

Uğur Meleke19 Ekim 2018

‘İyi mücadele ettik’ yalanıyla yüzleşme

Uğur Meleke16 Ekim 2018

Çağlar-Hasan Ali bağlantısında tükendik

Uğur Meleke15 Ekim 2018

Ali Koç, 100 milyon lirayı çöpe attırmamalı

Uğur Meleke14 Ekim 2018

Süper Lig Porto’nun arka bahçesi mi?

Uğur Meleke12 Ekim 2018

Hürriyet Futbol Konseyi, 9 Ekim 2018

Uğur Meleke9 Ekim 2018

Bu direkt oyuna itirazım var

Uğur Meleke8 Ekim 2018

Copyright © 2015 Meleke.com