Hürriyet

Başarısız deneyime ihtiyacımız yok

Başarısız deneyime ihtiyacımız yok
Uğur Meleke
DÜNYA Kupası umutlarına veda ettik. EURO 2020 hayalleri kurmak içinse önümüzdeki ilk engel, eleme maçları değil, doğru stratejiyi belirleyebilmek: Yabancı sınırlanmalı mı, bu nesil değişmeli mi, oyuncu havuzumuz gerçekten dar mı? İki ay önce ulusal takımın başına getirilmesini desteklediğim Lucescu’nun şu anda bu sorulara uygun yanıtları olduğu kanaatinde değilim maalesef.

‘TAZE’ BİR TAKIM LAZIM

1- MİLLİ Takım’a neşter gerekli mi?
Kesinlikle evet. 2010’a, 2012’ye, 2014’e gidememişiz. Euro 2016’ya mucize eseri katılıp, turnuvanın en kötü takımı olarak veda etmişiz. 2018’e gidememişiz. Yani 10 yıldır Avrupa’nın son 16’sına giremiyoruz. Bizim seviyemizde bir futbol ülkesinin hedefi her daim ilk 16 arasında kalmaktır, ortalama iki turnuvanın en az birine katılabilmektir. Bu nesil kaybetmeye, kaybettikten sonra da bahane üretmeye alıştı. Artık bize yenilmeye alışmış değil; az kaybetmiş, taze bir takım lazım. Neşter için tam da doğru zaman bence bu.

ARTIK VEDA VAKTİ GELDİ

2- DENEYİMLİLERİN tecrübelerine ihtiyaç var mı?
Bir deneyimlinin deneyine ihtiyaç duymak için, o deneyin başarılı olmuş olması gerek. Başarısız deney konusunda ustalaşmış insanların deneyimi genelde sizi ileriye götürmez, hatta geriye bile götürebilir. Bu nesil başarısızdır, 21’inci yüzyılda bizi ilk kez üçüncü torbaya düşüren oyuncular bunlar. Başarısızlıkta ve bahane üretmekte ustalaşmış “adam gibi adamlar takımı”nın artık veda vakti geldi bence.

HAVUZ TABİİ Kİ DAR GELİR!

3- FUTBOLCU havuzumuz, Lucescu’nun iddia ettiği gibi dar mı?
Hedefimiz Dünya şampiyonluğuysa, evet dar. Yani evet, Almanya ya da Fransa kadar oyuncu çıkaramıyoruz. Ama hedefimiz turnuvalara katılmaksa, oyuncu havuzumuzun bunun için yetersiz olduğunu söylemek, en hafif ifadeyle aymazlık. İzlanda’nın 2014’te bizi yendiği 11’le, geçen hafta yendiği 11’de sekiz aynı oyuncu var! 2016-2018 elemelerini toplam 15-16 futbolcuyla bitirdiler. Play-off’a giden Hırvatlar’ın faydalanabilecekleri bir ligleri bile yok, milli takıma kendi liglerinden yalnızca 3 futbolcu çağırıyorlar.

Bizim hem kendi ligimiz, grubumuzdaki hemen her ülkenin önünde. Hem Almanya başta olmak üzere güçlü bir gurbetçi kaynağımız var. Hem de eskisine göre çok daha fazla futbolcumuz oynuyor Avrupa’nın büyük liglerinde. Tarihimizde ilk kez La Liga’da 5 Türk var mesela. Ama siz Finlandiya önünde bile iki değişiklik yapıp, Roma’da 127 dakika oynamış Cengiz’i kullanmayı düşünmüyorsanız… Trabzon-Alanya maçını seyredip takıma Emre Akbaba’yı, Efecan’ı, Abdülkadir’i değil, Volkan Şen’i davet ediyorsanız… Dortmund’da direkt oynayan Ömer’i ilk 3 maçta değil, son müsabakada mecburen hatırlıyorsanız… Sabri’den iyi sağ bek, İsmail’den iyi sol bek, Volkan’dan iyi sağ açık Ömer Ali sizin için görünmezse, dar gelecektir havuz size elbette.

BÖYLE BİR DÜNYA YOK

4- YABANCIYI sınırlamak Milli Takım’a fayda getirir mi?
Çağdaş bir milli takım hocası daha fazla kaynak hayali kurarken, Lucescu 2-3 takımdan oyuncu almak istiyorsa, ona cazip gelebilir tabii yabancı sınırı! Sanırım o 80’li yıllardaki gibi Rusya görünümlü Dinamo Kiev, ya da Romanya görünümlü Steaua hayali kuruyor. Artık öyle bir dünya yok; rakiplerimizden İzlanda 22, Hırvatistan 21 farklı kulüpten çağırmış oyuncularını.

Yabancı sınırını bu denli diline dolamak, bahane üretmekten fazlası değil. Yabancı oyuncuyu burada yenip formayı alamayan Türk, uluslararası maçta da yenemeyecektir zaten o meslektaşını.

GEÇ OLMADAN TEŞEKKÜR EDELİM…

5- MİLLİ Takım’ın ihtiyaç duyduğu dönüşümü Lucescu yapabilir mi?
Bizim meselemiz antrenörler üstü… Eğer bu kaybetmeye ve bahane üretmeye alışmış, “adam gibi adamlar” grubuna teşekkür edebilecekse, Cenk gibi doğru bir modele kaptanlık bandını takabilecekse, Yusuf, Çağlar, Cengiz gibi gençlerin etrafında tertemiz bir yapı kurabilecekse, milli takımı bir antipati ve racon kesme merkezi olmaktan çıkarıp, medeni ve saygın bir yere dönüştürebilecekse devam edebilir Lucescu. Ama bunu yapamayacaksa, kulağına fısıldanan çağdışı görüşleri tekrarlayıp duracaksa, geç olmadan teşekkür edelim Rumen hocaya. Bu dönüşümü kim yapabilecekse, onunla çıkalım yola.

Yorum Yaz

Yorumla

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hürriyet

Diğer Hürriyet İçerikleri

Hürriyet Konsey, 17 Ekim 2017

Uğur Meleke17 Ekim 2017

Okan Buruk geliyor

Uğur Meleke16 Ekim 2017

Cenk Tosun, Liverpool’da fark yaratır

Uğur Meleke15 Ekim 2017

Ligin kader adamı Gomis

Uğur Meleke15 Ekim 2017

Talisca, çizgide olmuyor

Uğur Meleke14 Ekim 2017

Burak’ın primi, engelli bütçesinden fazla

Uğur Meleke10 Ekim 2017

Birileri ihanet ediyor

Uğur Meleke7 Ekim 2017

2020’de “iyi ki” diyecekler

Uğur Meleke5 Ekim 2017

Copyright © 2015 Meleke.com