Archive for February, 2009
Bülent Korkmaz gelmeseydi
Filmi 4 gün kadar geriye saralım. Sezon ortasında yardımcıları gönderildiği, üstüne eski teknik direktörün belirsiz bir göreve getirildiği, disiplinsizlikleri nedeniyle sorgulanmayan oyuncular federasyona karşı korunduğu ve futbol takımının idaresinde tam bir “yönetişim” havası oluşturulduğu halde fatura Skibbe’ye kesilmeseydi. B.Korkmaz göreve bugün değil de sezon sonu gelseydi, Galatasaray, Bordeaux karşısına Skibbe yönetiminde çıksaydı ne olurdu? Galatasaray [...]
Terim, o mektupları açıklasın
Belirsizlik sona erdi ve Mesut, Almanya formasını seçti. Biz Türk topraklarına ayak basmak istemeyen Mehmet Scholl’ü izlerken duygulanan, ulusal formayla alakası olmamasına rağmen gizli gizli Kennedy Bakırcıoğlu’nu takip eden, sırf ismi benziyor diye Hakan Mild’le bile heyecanlanan kalbî bir milletiz. O yüzden Mesut, 3-5 hakaret mesajı aldım diye üzülmesin, bilsin ki Mart’ta Almanya formasıyla Liechtenstein’a [...]
Beşiktaş’ta ne değişti?
6 gün içinde iki iyi oyun sergilenmesi, Trabzon maçının ikinci yarısıyla başlayan ve Antep’te devam eden 135 dakikadan toplamda 4-0’lık bir neticeyle çıkılması, ister istemez akla o soruyu getiriyor: “Beşiktaş’ta ne değişti?” Tabii futbolun rakiple oynandığını; o golleri Beşiktaş’ın attığı kadar, Trabzon ve Antep’in yediği gerçeğini de yadsımıyoruz. Evet, İstanbul’a 1 puan hedefiyle gelen Ersun [...]
Lincoln’ün ayağı, Adriano’nun eli
Inter-Milan maçında Adriano’nun eline temas ederek ağlara giden topu görmüşsünüzdür. Burada Brezilyalının golü atarken elini bilinçli kullanıp kullanmadığını tartışmamız lüzumsuz… Oyuncu kasıtlı yapmadığını söylediğine, federasyon da bu beyanla paralel biçimde Adriano’ya ceza vermediğine göre gol nizamidir. Ancak bence esas tartışılması gereken golün nizami olup olmadığı değil, bugünkü “elle oynama kuralı”nın içeriği… Bugünkü kitapta, “fauller ve [...]
G.Saray, Bordeaux’yu geçebilir
Skibbe’nin, 12 yılı alt yapılarda geçen 20 senelik antrenörlük hayatında, bir kulüple ağustostan mayısa kadar çalıştığı sadece 2 sezon var. Bu Leverkusen’daki iki sezonunda da sırrı, Nowotny, Krzynowek, Butt, R.Junior, Athirson gibi tecrübelilerle yollarını ayırıp, 20-24 yaş aralığındaki Adler, Renato, Henrique, Vidal, Castro, Barnetta, Haggui ve Kiessling’i takıma adapte etmesiydi. Geçen yıl G.Saray’a 5 gol [...]
Futbolda kurallar değişiyor (mu?)
Uluslararası Futbol Birliği IFAB’ın, futbol oyun kurallarında değişiklik önerilerini görüşmek üzere K.İrlanda’da toplanacağı haberini okumuşsunuzdur. FIFA’dan 4; İngiltere, İskoçya, Galler ve İrlanda federasyonlarından birer olmak üzere toplam 8 temsilci, 1882’den beri her yıl buluşuyorlar ve değişiklik tekliflerini tartışıp karara bağlıyorlar. Bir oyun kuralının değişebilmesi için 8 kişiden altısının oyu yeterli… Tabii futbolu icat ettikleri için [...]
"Galatasaray Türkiye’dir" üzerine
4 büyük kulübün yöneticilerinin genellikle puan yitirdikleri maçların bitiminde yaptıkları “Biz hakemler hakkında konuşmuyorduk ama…” diye başlayan ve cümlenin öznesi hakemle, nesnesi kulübü çıkardığınızda birbirinin kopyası olan açıklamaları biliyorsunuz. 50 yılda dünyada değişmeyen hiçbir şey kalmamış, insanoğlu aya ayak basmış, binlerce kilometre mesafeden birbiriyle görüntülü konuşabiliyor, Saddam devrilmiş, komünizm yıkılmış, ama Türkiye’de kulüp yöneticilerinin söylemleri [...]
Fenerbahçe 2010
Aragones, F.Bahçe’de yeni bir oyun anlayışı tesis etmek istiyor. Her maçın üçte ikisinde topa sahip olarak kontrolü eline tutan, kısa ve hızlı paslarla rakibi yoran, “İspanya’08” deki gibi, Arsenal ve Barcelona’daki gibi bir anlayış… Gerçekten de biraz geriye gidip geçmişteki maçlar izlendiğinde, bugüne göre “pas mesafesi ortalaması” nın daha yüksek olduğu bir oyun oynandığı göze [...]
Semih-Güiza problemi
Aragones’in pasa dayalı düzeni, herkesin gol girişiminde bulunduğu, skorun paylaşılmasının öngörüldüğü bir sistem… İspanya’08 de zaten, turnuvada en fazla değişik oyuncunun gol bulduğu takım (7 oyuncu). F.Bahçe de 18’inci haftanın sonunda ligde hem en fazla değişik oyuncusu (12) gol atan, hem de en fazla oyuncusu (9) “2 ve üstü” skor yapan takım. Aragones’in de Güiza’yı [...]
Kadıköy’de 1 puana ağlanır mı?
Geçtiğimiz hafta Kadıköy’de F.Bahçe’yle 1-1 berabere kalan G.Antepspor’un kulüp başkanı, maç sonrası yayıncı kuruluş mikrofonlarına, “Bu denli kısıtlı imkanlarla sahada üstün mücadele veren takımımı görünce gözlerim doldu, duygulandım” açıklamaları yaptı. Bu sözlere artık o kadar alıştık ve İstanbul’dan puan alan her takımın yaptığı işi öyle destansı sanmaya başladık ki; milletçe takındığımız bu ruh hali, hedefleri [...]