Archive for the ‘Maç önü’ Category
Alex’in takımı
Aykut Kocaman, Amerika’yı yeniden keşfetme yanlışına düşmedi; zaten geçen sezonu iyi bitiren takım üstünde fazla oynamadı. Bu takım hâlâ 2-3 ay önceki takım, yani iki kelimeyle “Alex’in takımı”… Hemen hemen aynı Fenerbahçe’nin, birkaç ay önce 13 kişilik bir ekiple Young Boys’tan 3 gömlek üstün Lille’e karşı oynadığı oyun ortada. Eksiklere/sakatlara fazla takılmamak gerek, çünkü takımın [...]
Zoru seviyorlar
Bu şampiyonaya tam 20 eleme maçı oynayarak geldiler. Afrika’ya gelecek 31 takım belli olmuştu, Uruguay hâlâ play-off rövanşında kendi sahasında Kosta Rika’dan bir gol daha yememek için ter döküyordu. Sonra galiba zora alıştılar, belki de zoru sevdiler. Güney Kore’ye karşı bir son dakika golü attılar, Gana’ya karşı 120’de Tanrı’nın eline sığındılar. Hatta penaltılar sırasında yüzlerine [...]
Stat avantajı Altay’da
3 takımlı mini bir lig olduğu için böyle bir handikap mümkündü. Kader Altay’a güldü, şimdi onlar finali ev sahibi gibi oynayacaklar. İlk iki maçını Ali Sami Yen’de oynayan Konya, Olimpiyat’a ilk kez geldiği için sıkıntı çekecek. Oysa bu müsabaka, Altay’ın bir hafta içinde Olimpiyat Stadı’nda oynadığı üçüncü maç olacak. Stat avantajına sahip Altay’ın en önemli [...]
Daum’la final oynamak
İşler iyi gider de 2012-13’te Avrupa kupalarına 6 ekiple katılırsak belki Mayıs hedefsizlerinin sayısı azalır; ama belli ki en az bir 3 yıl daha son haftaya 10-15 iddiasızla gireceğiz. Türkiye’de de son haftaya bir takım şampiyonluk iddiasıyla girmişse, rakibi de hedefsizse kupayı yitirdiğine pek şahit olmadık (Denizlispor demeyin, onların 90’ıncı dakikaya kadar küme düşme korkuları [...]
Bir devam filmi
Denizli’nin bu sezon planlarını en iyi uyguladığı gün, İnönü’deki F.Bahçe maçıydı. Alex’i kilitlediler, topu rakibe bıraktılar, 45 dakikayı rölantide götürdüler. İkinci yarıda F.Bahçe’nin sağdan verdiği açıkları değerlendirip sonuca gittiler. İlk filmi 3 ödül puan getiren Denizli’nin niyeti, Kadıköy’de bir devam filmi sahnelemek… Süper Lig’in “sahaya formasını koysa şampiyonluğa oynar” esprisinin 3 kahramanından biri Beşiktaş için [...]
Messi yanıltabilir
Herkes Messi’nin olağanüstü form durumuyla derbiye damgasını vuracağını düşünüyor, ama bütün Barcelona’nın yükünü Arjantinli gence bindirmek hiç kimse için çok akılcı değil. Hem Barcelona’nın son dönemdeki formunda Xavi, Ibrahimovic, Pedro gibi oyuncuların çıkışının önemli payı var; hem de Messi’nin üstündeki baskı, yardımcı rolleri biraz daha ön plana çıkarabilir. Daha önce Deportivo ve Liverpool’da Messi’yi başarıyla [...]
Emre-Alex ikilemi
…Dünün devamı… Fenerbahçe’nin ikili aklı Emre ve Alex, hem attıkları hem de yedikleri gollerin çoğunda baş roldeler. Fenerbahçe’nin yine aynı oyuncularla sağladığı uzaktan şut üstünlüğüne karşılık Galatasaray’ın kozuysa kafa vuruşları Galatasaray’da ilk yarıdaki ön direğe korner hastalığı, ikinci devreyle birlikte geçmiş gözüküyor. Köşe atışları ekseriyetle Arda, Elano ve Caner arasında paylaşılmaya başlandı. Bütün duran topları [...]
İkisinin de gözü topta
Ali Sami Yen’de ligin en çok topa sahip olup, en çok pas yapan iki ekibi karşılaşıyor. Fenerbahçe ofansif olarak çok iyi olduğu göbekten çok da açık veriyor. Sarı-kırmızılılarsa Keita’lı sağından atıp, Caner’li solundan yiyor. G.Saray Arda’sızken, Emre de markaj altındayken zorlanıyor Galatasaray ilk yarıda Kadıköy’deki Fenerbahçe mağlubiyeti sonrası bir sistem değişikliği yapmış, Rijkaard (o güne [...]
Fenerbahçe-Lille düşünceleri
Futbol, öngörü yapılması çok zor bir oyun… Daum, Lille’deki ilk maçta (rakibin sağdan Gervinho’yla geleceğini varsayarak) solu Santos-Vederson’la defansif kurdu. Lille, Gervinho’yla başlamadığı gibi; maç boyunca soldan geldi, iki golü de oradan buldu! Daum, bir hafta önce bugün, muhtemelen Kadıköy’deki ikinci maçta kanatlarda ofansif Özer-Topuz’u kullanmayı düşünüyordu. Bugün itibariyle onlar yok, defansif tercihler Santos-Vederson bile [...]
Galatasaray avantajlı
G.Saray, Atletico’yu iyi bir zamanda yakaladı. Maçı tek başına alıp götürebilecek Keita formda; maçı tek başına alıp rakibe verebilecek Ujfalusi de karşısında… Euro 2008’de solda Jankulovski-Ujfalusi ikilisinin Hamit’e karşı çaresizliğini hatırlıyorum; Bruckner ikinci sol bek Kadlec’i de oyuna almış ama Altıntop üretimi 3 gol gelmesine engel olamamıştı. Şu anda Keita, o günkü Hamit gibi formda. [...]